Sirius Yıldızı

Sirius ‘Şira’ Yıldızı Hakkında: 

Allah CC. peygamberi Hz Muhammed sav kainatta bulunan her şeyin bilgisini vermiştir. Kendi bulunduğu zaman dilimden sonra gelecek olan yıllarda insanları kimlerin yöneteceğini, anne ve baba isimleri ile birlikte sayabilecek bilgiye sahiptir.

Bizim için bilinmezliklerle dolu olan bu alemde yalnız mıyız bizden başka varlıklar var mı bu her zaman tartışılan konular arasındadır.

Bildiğimiz bir şey var ki yeryüzünde mükellef iki zümre vardır. Biri cinler biri de insanlar bunun dışında kalan hayvanat ve diğer varlıklar ise mükellef olan varlıklar arasında yer almazlar.

Tarihsel  araştırmalarda bulunan belgelerden yola çıkarak bazı senaryolar yazılmaktadır. Bu senaryolardan biri de Mısır hiyografilerin de gözüken Sirius yıldızı ile ilgili yazılanlardır. Teorilere göre oradan gelen sırlarla dolu varlıklar sirius yıldızında yaşamakta ve dünyadaki insanların ataları veya bazılarına göre tanrıları oradan gelerek insanlık medeniyetine ışık tutacak katkıları sağlamışlar denilmektedir.

SiriusSirius bizim kutsal kitabımızda Şira yıldızı olarak geçmektedir. Bu yıldız hakkında bize anlatılan senaryolara kısaca bakalım.

UFO araştırmacılarının çoğunluğu dünya dışı varlıkların bu yıldızdan geldiğine inanmaktadırlar. Fakat daha da ilginci şu anda dünyamızda yaşayan ve yüz binlerce kişiden oluşan bir halkın bu yıldızdan geldiklerini iddia ediyor olmaları. 

İnsanlık tarihi boyunca en çok merak edilen ve hala sırrı çözülemeyen şu soru acaba evrende yalnız mıyız? Kendi olanaklarımızla sınırlı bir şekilde gözlemleyebileceğimiz uçsuz bucaksız bu kainatın sırları bir gece Peygamberimiz Hz. Muhammed sav’e Allah tarafından tüm saklı perdeler aralandı, o gece Cebrail as. ile göğe yükselen Hz. Peygamberimiz göğün tüm katlarının sırrına tanık olmakla beraber Cennet ve cehennemi de ziyaret etmiştir. Tabii bizim bildiğimiz uzay bu katların hangi aşamasında yer almaktadır bunu bilin olanağımız maalesef yok. 

Sema’ya ve bizim için bilinmezlikle dolu olan bir yolculuktan döndüğünde yatağının sıcaklığı  değişmemişti. Bu kadar hızlı gerçekleşen bir Miraç hadisesini dahi tam olarak idrak edemezken durmamız gereken yeri bilmemiz gerekir. Birçok araştırmacının üzerinde durduğu bir başka konu acaba Peygamberimiz Miraç sırasında eski kadim çağlardan günümüze kadar büyük bir gizeme sahip olan Sirius yıldızının da sırrına vakıf olmuş olabilir mi? 

ŞİRA YILDIZI Sirius (Şira) yıldızı Hakkında Bilgi Verelim:

Gökyüzündeki en parlak yıldız olan Sirius, Büyük Köpek takımyıldızında bulunur. “Kavurucu”, “yakıcı” anlamlarına gelen Sirius, Dünyanın herhangi bir noktasından görülebilen en parlak yıldızın adıdır. Sirius; Sirius A ve Sirius B olarak ikiye ayrılmaktadır. Dünyaya yakınlık bakımından 7.sırada yer almaktadır. Sirius’a bazen Köpek Yıldız da deniyor. İçsel olarak, Sirius Güneşten 25 kat daha parlak ve iki kat daha büyüktür. Bununla birlikte Ay, Jüpiter veya Venüs kadar parlak görülmez. Yerkürenin hemen hemen her bölgesinden çıplak gözle görülebilmektedir. 

Bize 8,6 ışık yılı uzaklıktadır.Bir ışık yılı yaklaşık 9 trilyon kilometredir. Sesten iki kat hızlı yol alan bir savaş uçağı, bize en yakın yıldız Alpha Centauri’ye tam 1.3 milyon yılda ulaşabilir. Dünya göklerindeki en parlak yıldız olan Sirius‘a ise bu hızla ancak 2.5 milyon yılda varabiliriz.

Kuzey Yarım Kürede yaşayan çoğu insan, güneydeki Sirius’ı kıştan bahar ortasına kadar akşam saatlerinde görebilir. Özellikle şubat akşamları Sirius’ı görmek için en harika zaman. Yazın son günlerinde ise bu özel yıldızı sabahları şafak sökmeden önce doğuda yükselirken bulmak mümkün.

Sirius yıldızı SİRİUS-B  1844 yılında Alman astronom Friedrich Bessel ve gözlemsel olarak 1862’de Amerikalı Alvan Graham Clark tarafından keşfedilmiştir. Siruis-A yıldızından en büyük farkı çıplak gözle görülememesidir. siruis B, Dünyadan daha küçük olmasına rağmen 400.000 kez daha ağırdır. Sirius-B’nin yüzeyi Dünyadaki en sert nesne kabul edilen elmastan 300 kere daha serttir.

Sirius A ve B yıldızları yay Gibi Yörüngede Dolaşmaları: 

Bu iki yıldız yay çizen bir yörüngeye sahiptirler. İki yayın birleşmesini tamamlayan dönüşlerini bilim adamlarının hesaplarına göre 49,9 yılda bir gerçekleşir. 1800 lü yıllarda keşfedilmiş olan Siruis Yıldızının adı 1400 yıl önce Kuranda adı geçmektedir. Arapça karşılığı Şira olan Siruis yıldızı Kuranda Necm yani Türkçesi ile Yıldız suresinin 49. ayetinde şöyle buyrulmaktadır: “Doğrusu Şi’râ yıldızının Rabbi O’dur.” Söz konusu yıldızdan surenin 49’uncu ayetinde söz edilmesi ve aynı surenin 9’uncu ayetinde; “Araları iki yay aralığı kadar veya daha da yakın oldu” iki yıldızın yörüngelerini ima edercesine “iki yay” ifadesinin geçmesidir. Her iki ayetin sayıları yani 49 ve 9 yan yana getirildiğinde ise söz konusu yıldızların kimi astronomlarca ileri sürülmüş dönüşüm süreleri olan 49,9 sayısının oluştuğu görülmektedir.

Sirius yay şeklinde Yörüngeye SahiptirSirius (Şi’ra) Hakkında Söylenenler:

Afrika kıtasında uygar dünyadan uzakta yaşamakta olan Dogonlar kabilesi ilkel bir yaşam şekline sahip olmalarına rağmen Dogonlar, bugünkü bati toplumunun net bir bilgiye sahip olmadığı ve henüz tam olarak keşfedemediği bir yıldız Sirius B hakkında akşa hayal inanılması zor ve ayrıntılı bilgi vermektedirler. Dogonlar 22 gemi ile bu yıldızdan dünyaya gelen varlıklardan bahsetmekte ayrıca Dünyadaki yaşamı onların başlattığını sadece 1 çift insan değil 4 çift prototip insanı dünyaya bıraktıklarını söylemekteler. Bu rakam ve anlatım hep ezoterik terimleri içermektedir.

Kuran-ı Kerim’de; “Hayır! Andolsun iyilerin kitabı İlliyyûn’dadır. İlliyyûn nedir, bilir misin? Mutaffifin:18-19 İlliyyun kelimesi hakkında yazılan bir bilgi dikkat çekici bakın neler yazıyor bu dikkat çekici satırlarda; Eski Mısır, Dogon (Mali), Sümerler ve Kudüs de bulunan çeşitli Kutsal Tabletlerin tetkikinde ; “ılIıyuwn”” kelimesinin Sirius yıldızının karşılığı olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Yani belirtilen medeniyetlerde Sirius yıldızına İlliyun denmektedir.

Sirius yıldızı hakkında anlatılan hint menşeli bir efsane vardır bu efsanede; Cennetin kapısına ulaşmak için yola çıkan dört kardeşten birincisi iyi bir savaşçı ve komutan, ikincisi usta bir şair,üçüncüsü ünlü bir aşıktır. En küçük kardeşin özelliği ise gurur duyduğu köpeğidir. Dördüncü kardeş ilk kardeşini bir savaş meydanında, ikincisini bir düğünde, üçüncüsünü de güzel bir prensesin kollarında bırakır ve cennetin kapısına ulaşır ama köpeğini cennete kabul ettiremez. Bunun üzerine cennete girmeyi reddeder. 

Sirius A  ve BYolculuğunu cennetten izleyenler ona kardeşlerini terk ettiği halde köpeğini terk etmemesinin sebebini sorarlar. Küçük kardeş diğerlerinin kendi kaderlerini izlediğini ama köpeğinin ona tüm kalbiyle bağlandığını söyler. Bunun üzerine cennettekiler köpeği bir takım yıldız haline getirirler. Bu yıldız kümesindeki en parlak yıldızın adı Sirius’tur yani köpeğin kalbi. (Hint efsanesi)

Çin mitolojisinde, Sirius yayla ifade edilir. Sirius’un Çincedeki adı Hu-Şi, “Yay ve Ok” anlamına gelmektedir.

Eski Mısır’da, Sirius din sisteminin temelini oluşturmaktadır. Ona Sothis ismini vermişlerdi ve Mısır mitolojisinin ana tanrıçası olan Isis ile birlikte anarlardı. Eski Mısırlılar Sirius’a öyle bir kutsallık yüklemişlerdi ki bütün tanrılarını onunla ilişkilendirmişlerdi. Mesela köpek başlı ölüm tanrısı Anubis ve insanlığın büyük hocası Toth-Hermes de Sirius’la bağlantılıydı.

Mısır takvim sistemi, her yaz Nil nehrinin taşmasından önce yaşanan, Sirius’un doğuşu baz alınarak hazırlanmıştı. Sirius’un bu gökyüzü hareketleri Yunanlılar, Sümerler, Babilliler ve diğer kadim uygarlıklar tarafından da takip edilirdi. Temmuz ve ağustos aylarının kuru ve sıcak havasını müjdeleyen yıldız, kutsal kabul edilir ve gökyüzünde görüldüğü tarihlerde şölenler, kutlamalar yapılırdı.

Bazı okült araştırmacılar, Giza Piramidinin, yıldızların özellikle de Sirius’un konumuna göre inşa edildiğini söylemişlerdir. Giza Piramidi ve gizemli hava şaftları üzerine yapılan son araştırmalar Sirius’un önemini bir kat daha arttırmıştır.

SİRİUS A BYıldızların Allah tarafından yaratılıp Onun buyruğuna boyun eğen, kudretine şahitlik eden varlıklardır. “Şüphesiz Rabbiniz Allah, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra Arş üzerine hükümran oldu. O, geceyi durmadan onu kovalayan gündüze bürüyüp örter; güneş, ay ve yıldızlar emrine âmâdedir. İyi biliniz ki yaratma ve emir Onundur. Alemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir.” el-A‘râf 7/54 ve zamanı gelince ışıklarının söneceği “Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman,”el-Mürselât 77/8 belirtilmektedir. 

Sirius A hakkında konuşulan birçok senaryo aslında birbirinden farklı değildir. “Şi‘rânın rabbi de yalnız O’dur” (en-Necm 53/49). Bu ayetin geçtiği Necm süresinin başında, “Andolsun o yıldıza battığında” buyrularak yıldızın batmasına vurgu yapılmıştır. En‘âm sûresinde (6/76) 

Çok eski olan yıldızlara tapma ve onların etkilerine inanış Hz. Peygamber tarafından yıkılmıştır. Sirius insan hayatına etki edebilecek bir yapıya sahip olmadığı gibi orası hakkında yapılan tüm senaryolardan uzak yapıya sahiptir.

Resulullah (sa) Hudeybiye’de, bize geceleyin yağan yağmurun peşinden sabah namazı kıldırmıştı. Namazı bitirince cemaatin önüne geçti ve: “Rabbiniz ne dedi biliyor musunuz?” buyurdu. Cemaat: “Allah ve Resulü bilir!” dediler. ” Allah Teala hazretleri: “Kullarımdan bir kısmı bana Mümin, bir kısmı da kafir olarak sabahladı. “Allah’ın fazlı ve rahmetiyle bize yağmur yağdırıldı” diyen bana Mümin, yıldızları da inkar edici olarak sabahladı. Kim de: “Falanca falanca yıldız(Sirius ve Micdeh) sayesinde bize yağmur yağdırıldı” dediyse o da bana kafir, yıldıza Mümin olarak sabaha erdi” dedi!” buyurdular. Ravi: Zeyd İbnu Halid Kaynak: Buhari, Ezan 156, İstiska 28, Megazi 35, Tevhid 35; Müslim, İman 125, (71), Muvatta, İstiska 4, 1,

Bir senaryoda bir çizelim:

Sirius yıldızı, Kainatı kaplayan semanın birinci katının görevli Meleklerinin bulunduğu yerdir. Her yıl Gök semaya indirilen kitap ve kayıtların bulunduğu yerdir. Sirius, diğer katlara çıkış için kullanılan ilk kapıdır. Sirius yıldızında bulunan görevli melekler, kayıtlı olan görevler için yeryüzü melekleriyle organizeli işbirliği yapmak için iniş ve çıkış yaparlar. Sirius yıldızının sıcak olması onları etkilemez. Sıcak olan bu yapı aslından dıştan gelebilecekler şeytan ve cin taifesi için bir engel oluşturur. 

SEMANIN İLK GEÇİŞ KAPISI

Cehennemde görevli Malik ve diğer meleklere ateşin dokunmaması ama oraya atılana dokunması gibi. Ateş imanlı olan yapıya “Allah’a teslim olup iman etmiş olana zarar vermez” 

Sidretü’l-Müntehâ’da Cebrâîl -as-: “–Ey Allâh’ın Rasûlü! Buradan öteye yalnız gideceksin!” dedi.

Rasûlullâh -sav-: “–Neden ey Cibril?” diye sordu.

O da cevaben“–Cenab-ı Hak bana buraya kadar çıkma izni vermiştir. Eğer buradan ileriye bir adım atarsam, yanar kül olurum!..” dedi. (Râzî, XXVIII, 251)

Ateş İbrahim’e as. dokunmadığı gibi, ashabı uhdud’da bebeği ile ateşe atılan anneye de ateş dokunmamıştır. Biz bilinçaltımız ateşi yakıcı bildiği için bize bir engel olarak korkutucu bir durum olarak görülür…

Sirius A ’ya giriş ve çıkışlar izinlidir. Oraya her melek giremez. Orada görevli olanlar vardır. Oradan inen melek ve ruhaniler insanlara yardımcı olur ve onlarla birlikte insanlığın hayrına ilim ve bilgiler öğretirler. Bunlar genelikle ‘hızır kıssalarında yaşanan olaylar gibi’ bazende hissikablelvuku yani kalbden gelen ilhamlarla olur. 

Sirius hakkında söylenecek çok şey olur, bu konuda söyleneceklerin Allahu alemle denilerek bitirilmesi gerekir. Sirius yıldızı, dünya hayatında bir etkisinin olmadığına inanılması gerekir yukarıda verdiğimiz hadisi tekrar gözden geçiriniz. 

Bazıları atalarının oradan dünyaya geldiğini, ara ara gelip müdahalelerde bulunduklarını, yeryüzü tanrılarının orada olduğunu söyleyenler var bunları saymakla bitiremeyiz. 

Allah’tan başka İlah yoktur. O varlık olarak ne yaratılmış ise hepsinin yaratıcısı ve sahibidir. Her şey onun emrine boyun eğmişken  sirius’ta ne aramaya çıkıyorsunuz.

Her şeyin en doğrusunu Allah Bilir….

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir