Şirkin Çeşitleri

Şirk:

Şirk sadece putlara secde etmek olarak değerlendirilmemeli. Şirkin tek sebebi putlara tapmak değildir. Arap cahiliye kabilelerinin işledikleri şirk çeşitlerinden sadece biridir. Puta tapmak aynı zamanda şirki açıklayan en bariz açık bir örnektir.

Yaşadığımız hayat diliminde şirk değişik bir boyut almıştır. Hayatımızın her anı şirkin bir versiyonu ile karşı karşıya kalabilir. Allah’a yakınlık adına yapılan yanlış ibadet ve görülen işler bizi şirkin kucağına atar.

Beşeri sistemler Şirk Midir?:

Yaşadığımız toplumlarda kavmiyetçilik, İnkılapçılık, demokrasi ve bunun gibi yapılar şirkin bir nevi ne oluşturur. Helal ve haramları Allah’tan alıp kendilerine göre yorumlayan düşünce ve sistemler şirkin etkin olarak yaşandığı toplumlardır. Aldıkları kararların doğru veya yanlış olduğunu dine göre değil sisteme göre yapmak Allah’ın tanımamak anlamına gelmektedir.

Şirk Affedilir mi?:

Şirk tövbe edilmediği takdirde affedilmeyecek bir büyük günahtır. ” Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz, ondan başkasını dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a ortak koşan büsbütün sapıtmıştır.” Nisa:116

İnsanların yaptıkları tüm salih amelleri yok eden bir durumdur. ” İşte bu, Allah’ın hidayetidir; O, bununla kullarından dilediğini doğru yola ulaştırır. Eğer onlar Allah’a ortak koşsalardı yapageldikleri iyi şeyler elbette boşa giderdi.” Enam: 88

“Sana ve senden öncekilere şöyle vahyedildi: Eğer Allah’a ortak koşarsan bilmiş ol ki yaptıkların boşa gidecek ve mutlaka hüsrana uğrayanlardan olacaksın.” Zümer : 65.

Şirk koşan bir kimsenin iman iddiasında bulunsa da kabul görmeyecektir şirk imanı yok eder.  “Allah, Meryem oğlu Mesih’in kendisidir” diyenler, hiç şüphesiz hakikati inkar etmişlerdir. Oysa Mesih, “Ey İsrâiloğulları! Benim de rabbim sizin de rabbiniz olan Allah’a kulluk edin” demişti. Bilinmeli ki her kim Allah’a ortak koşarsa Allah ona cennet yüzü göstermeyecek ve onun varacağı yer cehennem olacaktır. Zalimlerin yardımcıları da olmayacaktır.” Maide :72

puta tapmak ile ilgili görsel sonucuŞirkin çeşitleri:

1- Yaklaştırma Ve Vasıta İle Düşünen Şirk

“Bilinmeli ki halis dindarlık yalnız Allah için olanıdır. Allah’tan başka şeyleri kendilerine koruyucu kabul edenler, -ki sadece bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye onlara tapıyoruz” diyorlar- ayrılığa düştükleri konularda Allah onların arasında hükmünü verecektir. Yalancı ve inkara saplanmış kimseyi Allah kesinlikle doğru yola yöneltmez.” Zümer: 3

Şirkin bu çeşidi, Allah’ın varlığını, yaratıcı, rızık veren, öldürüp dirilten olduğunu bilen bir şahsın düştüğü
bir şirktir, Düştüğü hata, uluhiyet vasıfları olan başka var varlıklar düşünmesidir. Bu vasıfları ile onlar, Allah’a yakındırlar! O halde onlara yaklaşmak da Allah’a yaklaşmaktır!

Ä°lgili resimPuta yaklaşıp elini süren, ona ruku ve secde eden, ona kurban adayan onun Allah olmadığını biliyor. Ama düşündüğü, onun Allah’a yakın oluşudur. Ve bu yakınlığı sebebi ile kendisini de Allah’a yaklaştırmaya gücü yetebilir! Put, kul ile Allah arasındaki bir vasıtadır.

Hayvanlardan ve ekinden Allah’a putlarına paylar ayırıyorlardı. Böylece her biri Şirk olan iki suç işliyorlardı.

1-Allah’ın izni olmadan bir şeyi haram kılmak. Helal ve haram tayin etmek mülkün ve emrin yegane sahibi Allah’a aittir.

2-Allah’a bir pay ayırdıkları gibi putlarına da pay ayırıyorlar. Böylece uluhiyet hakkında Allah’a ortak koşuyorlar.

Onların saygısı aslında Allah’a değil, Ona ortak koştukları putlara idi. Şirkin bu çeşidi bugün farklı şekilde yaşanmaktadır. İlmi birikimi ve düşünce yapısı değişen modern insan bu gibi hareketlere yanaşmamaktadır.

Ä°lgili resim2-Allah’tan Başkasından Şefaat umma Yoluyla  Düşülen şirk

Allah’tan başkasından Şefaat ummak ile düşülen şirktir. Allah’a yaklaştırması dileği ile üstün gördükleri kişilerden istenilen bir aracılıktır. “Yoksa onlar kendilerine Allah’tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: “O şefaatçiler hiçbir şeye güç yetiremez, hiçbir şeyi kavrayamaz olsalar da mı? De ki: “Şefaat etme yetkisi bütünüyle Allah’a aittir; göklerin ve yerin hükümranlığı Onun elindedir; sonunda kaçınılmaz olarak dönüp O’na varacaksınız.” Zümer:43-44

Şeyh Abdülkadir Nebi (sav)’in şefaatine iman etmenin gerekliliğini ifade ediyor, şöyle diyor: “Peygamber (sav) efendimizin bütün ümmetlerin bir an evvel hesaba çekilmeleri için yapacağı şefaati Allah’u Teala’nın kabul edeceğine inanmak vaciptir. Yine büyük günah sahiplerinin cehennemden kurtulmaları için yapacağı şefaatin kabul olunacağına inanmak vaciptir. Kendi ümmetinden olanlar başta olmak üzere kalbinde zerre miktarı iman bulunanlar onun şefaatiyle cehennemden çıkarlar. Ömründe bir defa dahi olsa ihlas ile kelime-i şehadet getirenler cehennemde kalmazlar.” El-Gunye 1/69

KİMLER ŞEFAAT EDER:

Hadis-i şeriflerde, kimlerin şefaat edebileceği hususu şöyle açıklanmıştır:

“Kıyamet günü üç zümre şefaat eder: Peygamberler, sonra alimler, sonra da Şehidler.”

(İbn-i Mâce, Zühd, 37)

Allah Resulü (as); Kuranı okuyup ezberleyen, helal kıldıklarını helal sayan ve haram kıldıklarını haram kabul edip uzak duran “hafız” kimselerin de cennete gireceklerini ve Kuran sayesinde ailelerine şefaatçi olabileceklerini bildirir. (Bkz: Tirmizî, Fedâilü’l-Kur’ân, 13; İbn-i Mâce, Sünnet, 16)

Kendilerine şefaat etme izni verileceklerin arasında melekler de vardır. O gün melekler, Allah’ın izin verdiği kimselere şefaat ederler. Ayet-i kerimede: Allah onların önlerindekini de, arkalarındakini de (yaptıklarını da, yapacaklarını da) bilir. Allah rızasına ulaşmış olanlardan başkasına şefaat etmezler. Onlar, Allah korkusundan titrerler.(el-Enbiyâ, 28) buyrularak Arş’ı taşıyan meleklerin şefaatine işaret edilmiştir.

3-İtaat ve İttiba Yoluyla Düşülen Şirk

İbadette esas olan itaattir. Allah’a ibadet, emir ve yasaklarında Ona itaattir. İnsan bir yanda Allah’u Tealanın azametini, Uluhiyetini, kainatın yaratıcısı, her şeyin idarecisi ve her şeye hakim olduğunu kavrarken bir yandan da, insanın Allahu Teala önündeki konumunu idrak eder. Bu kavrayışın neticesi, Uluhiyet, rububiyet ve ubudiyetinde tek olan bu ilaha ortaksız itaattir.

İnsan bir an Allah’ı zikirden gaflet edebilir. Şeytan musallat olabilir Allah affedicidir.

İnsan yanlış da ısrarcı olmamalı, Allah’a boğun eğmede ve itaatte bulunmalı, başkasına yönelmemeli, beşeri sistemlerin helal ve haramlarının farklılıklarına kapılmamalı, mutlak manada itaat Allah’a olmalıdır.

“Allah’ı bırakıp da din alimlerini, rahiplerini, özellikle Meryem oğlu Mesih’i rab edindiler. Oysa tek ilah’tan başkasına kulluk etmekle emrolunmuşlardı. Ondan başka İlah yoktur; O yüceler yücesidir, onların yakıştırdıkları eş ve ortaklardan bütünüyle uzaktır.” Tevbe :31

Bir Hadis:

“İmam Ahmed, Tirmizî ve İbn Cerir’in muhtelif kanallardan olmak üzere Adiyy İbn Hatim (ra) den rivayetlerine göre Allah Resulü (s.a.) nün daveti ona ulaştığında Şam’a kaçmıştı. O, cahiliye devrinde Hristiyan olmuştu. Kız kardeşi ve kavminden bir grup esir edildiler.

Sonra Allah Resulü (s.a.) kız kardeşine ihsanda bulundu ve ona (hediyeler) verdi ve o da kardeşine dönerek onu İslam’a ve Allah Resulü (s.a.) nün yanına gelmeye teşvik etti. Adiyy Medine’ye geldi. Kabilesi Tayy içinde reis olup babası Hatim et-Tai cömertlikle meşhurdu. İnsanlar onun geldiğini haber verdiler. Adiyy, boynunda gümüşten bir haç olduğu halde Allah Resulü (s.a.) nün yanına girdi.

Allah Resulü (s.a.) : «Onlar Allah’tan ayrı hahamlarını, rahiplerini rablar edindiler.» ayetini okudu.

Adiyy der ki: Ben :Muhakkak onlar, onlara ibadet etmediler, dedim. Evet, onlar onlara helali haram kıldılar, haramı da helal kıldılar. Ve onlar da kendilerine uydu. İşte onların onlara ibadeti budur, buyurdular.

Daha sonra Allah Resulü (s.a.) : Ey Adiyy, ne dersin? Seni «Allah en büyüktür.» denilmesi mi kaçırdı? Allah’tan başka daha büyük bir şey biliyor musun? Seni kaçıran nedir? «Allah’tan başka ilah yoktur.» denilmesi mi seni kaçırdı? Allah’tan başka bir ilah biliyor musun? buyurup onu İslam’a davet etti.

Adiyy müslüman oldu ve gerçek bir şehadetle şehadette bulundu. O, şöyle anlatır : Gördüm ki yüzü açıldı, neşelendi ve şöyle buyurdu : Muhakkak ki Yahudiler gazaba uğramışlardır, Hristiyanlar ise sapıtmışlardır.”

“Rabbinizden size indirilene uyun; Onu bırakıp da başka önderlerin ardından gitmeyin. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!” Araf:3

“Müşrikler dediler ki: “Allah isteseydi ne biz ne de atalarımız Ondan başkasına tapardık. Hiçbir şeyi O’na rağmen haram da saymazdık.” Onlardan öncekiler de işte böyle davranmışlardı. Peygamberlerin görevi açık seçik tebliğden başka bir şey değildir.” Nahl:35

Beşeri sistemlerin ve atalarınızın sapkınlığa düştüğü yollara değil, Allah’a kulluk edip, Peygamberin sünnetine uyulması hususunda dikkatli olunmalıdır.

“Yoksa onların ortak koştukları tanrıları var da Allah’ın izin vermediği kuralları bunlar için din mi yapıyorlar? Nihai hükümle ilgili söz (hesabın ahirete bırakılması) olmasaydı, aralarında hemen hüküm verilir, iş bitirilirdi. Ama o zalimler için can yakıcı bir azap var!” Şura:21

“De ki: “Ey Ehl-i kitap! Sizinle bizim aramızda müşterek olan bir söze gelin: Yalnız Allah’a tapalım, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah’ı bırakıp da içimizden bazıları diğer bazılarını rab edinmesin.” Eğer yine yüz çevirirlerse, “Şahit olun ki biz müslümanlarız” deyin.” Ali imran:64

Ä°lgili resim4-Müslüman Olmayanlara Sevgi Ve Bağlılık İle Düşülen Şirk

Bu halde itaatle olan bir şirk çeşididir. Kafir ve Müşriklere bağlılık muhabbet duymak ile bu hataya düşülür. Bizim tüm yaşantımız bir sistim içinde akmalıdır.

“Sizin veliniz ancak Allahtır, peygamberidir, bir de Allah’ın emrine boyun eğerek namazı dosdoğru kılan, zekatı veren müminlerdir. Kim Allah’ı, peygamberini ve iman edenleri veli edinirse bilsin ki Allah’tan yana olanlar mutlaka galip geleceklerdir.Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alay ve eğlence konusu edinenleri ve kâfirleri dost edinmeyin. Eğer müminseniz Allah’tan korkun.” Maide:55-57

” Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları veli edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları dost edinirse şüphesiz o da onlardandır. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.” Maide:51

Sevgimizin yöneldiği merci Allah ve Resulüne, müminlere olması gerekir. Mümin biri, şirk ve küfür dairesinde ısrarla bulunan hiçbir kimseye veya devlete vb. asla sevgi beslememeli.

” İnsanlardan kimileri vardır ki, Allah’tan başka bazı varlıkları Allah’a denk tanrılar sayar da bunları Allah’ı sever gibi severler. İman edenler ise en çok Allah’ı severler. Keşke zalimler -azapla yüz yüze geldiklerinde anlayacakları gibi- şimdi de bütün kuvvetin Allah’a ait olduğunu ve Allah’ın azabının çok şiddetli olduğunu anlasalardı!” Bakara:165

“Ey iman edenler! Şayet inkarı imana tercih ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi dahi dayanıp güvenilecek dostlar edinmeyin. İçinizden kimler onları dost edinirse, işte kendilerine kötülük edenler bunlardır. De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım-akrabanız, kazandığınız mallar, durgunluğa uğramasından endişe ettiğiniz ticaretiniz ve hoşlandığınız meskenler size Allah’tan, peygamberinden ve Onun yolunda cihaddan daha sevimli ise, artık Allah buyruğunu (kıyameti) gerçekleştirinceye kadar bekleyin. Allah günaha saplanmış kimseleri hidayete erdirmez.” Tevbe :23-24

“Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir topluluğun, Allah’a ve peygamberine düşmanlık eden kimselere -babaları, oğulları, kardeşleri yahut diğer akrabaları da olsa- sevgiyle bağlandıklarını göremezsin. İşte Allah bu müminlerin kalplerine imanı nakşetmiş ve onları katından bir ruh ile desteklemiştir. Onları -orada ebedi kalmak üzere- altından ırmaklar akan cennetlere yerleştirecektir. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Ondan razı olmuşlardır. İşte onlar Allah’tan yanadırlar; iyi bilinmeli ki kurtuluşa erecek olanlar da Allah’tan yana olanlardır!” Mücadele:22

Pek çok kişinin yanıldığı gibi yanılmayın sadece namaz, oruç, zekat ve hactan ibaret değildir islam. Kelime-i Tevhidi söylemek  ve bazı ibadetleri yerine getirmekle muvahhid bir müslüman olamaz. Bunun yanında tevhidin gereklerini yerine getirmek gerekmektedir. Kafir ve Müşriklere sevgi bağlamak tevhid kelimesine terstir.Kızgınlıkla söylediğimiz bir söz gibi görülmemeli manasına yakışır hareket içinde olunmalıdır.

5-Riya Şirki

Yapılan amellerde Allah’tan başkasına yöneim vermemeslmek riya ile düşülen şirktir. Bazen amelin kendisi dıştan pek güzel görülebilir. Namazda, rekatları düzgün kıyamı, kuudu Allah resulü (AS)’in açıklamasına uygun, ama kılanın niyeti Allah için bir görevi yerine getirmek ve ona yaklaşmak değil de insanların övgüsüne ve onun için -Salihlerdendir -demelerini sağlamaktır.

Ä°lgili resimİnsanları memnun edip övgülerini elde etmek için yapılan ameller küçük şirk olur. İnsanlara gösteriş için mal harcayıp  hayır yapmak da böyledir. Ya da, gayesi insanların övgüsü olan her hangi bir amel de böyledir.

Resulullah (sav) şöyle buyuruyor; «Ben sizin için en çok küçük şeyden korkarım» «Küçük Şirk nedir ya Resullallah» dediler «Riyadır»buyurdu. (Ahmet, Taberani, Beyhaki)

Allahu Teala rahmeti icabı gizli şirk affediyor ki bu sahibinin bir kasdı olmadan gelen bir riyadır. İnsan kendi iradesi ile bilinçli bir şekilde. İnsanların övgüsünü kazanmak ve dikkatlerini çekmek için yaptığı riya bağışlanmaz.

Çeşidi ne olursa olsun şirk, hükmen batıldır. Akıl sahiplerinin şirkin hiç bir çeşidine pirim vermez. Kuran insana hitaben ” Düşünmüyormusunuz?” “Akletmezler mi?” der.  Akıl tevhid gerçeğine daha yakındır.

Şirkin üç kategorisi vardır

1- Büyük Şirk : Büyük şirk, islamı tamamen kaldırır.

2- Küçük Şirk: Küçük şirk büyük günahların en büyüğüdür.

3- Gizli Şirk:  Gizli şirk ise, yapılan ameli sürüp götürür.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir