Sümerler Medeniyetinin sırrı

Sümerler Medeniyetinin sırrı nedir?  

Birçoğumuz Sümerleri okullarda okutulan tarih kitaplarından yarım yamalak bir bilgi ile isim olarak biliriz. Peki Sümerler nereden gelip nereye kaybolup gittikleri hakkında sağlıklı bir bilgiye sahip olmamız bize bir şey kazandırır mı? Bu medeniyetler üzerinden yapılan bazı kurgulamalar insanların akıllarını bulandırmak için mi kullanılmaktadır? Bunlar başka gezegenlerden gelen izole bir ırk ve yaptıklarına bakarsanız o dönemin yaşayan yeryüzü insanında bulunmayan bir çok özellikle donatılmışlar izlenimi veriliyor bu doğru mudur?  

Sümerler Medeniyeti

sümerlerGünümüzden 6000 yıl önce gizemli olduğu söylenen bir topluluk Mezopotamya’da ortaya çıktı. Bugün Sümerler olarak bilinen bu insanlar tarihin ilk ve en önemli medeniyetini kurdular. Sümerler tarih sahnesine diğer medeniyetlerden çok daha önce çıkmış, Sami olmayan izole bir topluluk olduğu söylenmektedir. Sümer medeniyetini kurmuş olan topluluğun nereden gelmiş olduğu hususu tartışma konusu olmuştur. Gerek yazı, dil, tıp, astronomi, matematik gerekse de din, fal, büyü ve mitoloji gibi alanlarda ilk öne çıkan ve bilinen toplum Sümerlerdir. “Yaratılış” ve “Tufan”a, ”Emeş ve Enten”e ilk kez Sümerlerde rastlanır. Yılbaşı ağacı süsleme, evlilik yüzüğü, nazar boncuğu da Sümerlerde görülmüştür.

Sümerler yaşadıkları zaman ve Mezopotamya sınırları içerisinde 35 adet şehir üzerine kurulu olduğu bilinmektedir. Bu şehirlerden 18’i ise oldukça büyüktür. Bunlara örnek verecek olursak; Kiş, Nippur, Umma, Zabalam, Eridu, Lagaş, Ur ve Uruk örnek gösterilebilir. Sümer sınırları kanallar veya sınır taşları ile belirlenmiş bir düzine şehir devletine bölünmüş şekilde kurulmuştur. Uruk Kralı olan Lugalzagizi aşağı Mezopotamya da bulunan kent devletlerinin tek bir yönetim altına almıştır. Sümerler devletini Elamlar sona erdirmiştir. Sümerlerden sonra ise Akadlar devri başlamıştır.

Sümer Medeniyeti Neler Yapmıştır 

Bilim ve teknolojide bulundukları zamana göre oldukça ileri bir yapıda sahiptiler. Günleri 360, ayları da 30’ar gün olarak hesapladıkları, ilk olarak Ay Takvimini onlar kullanmıştır. Sümerler, Ayın dönüşlerini, bugünkü hesaplardan sadece 0.4 saniye farkla bulmuşlardır. Bunun yanı sıra güneş Saati de Sümerler tarafından kullanılmıştır. Gök cisimlerinde 5 gezegeni ve 12 Burcuda onlar keşfetmiştir. Bugün dahi insanların kullandıkları burç isimlerini onlar vermiştir. 

Sümerlerde pek çok çanak, çömlek, ekmek pişirmek için tandır ve kazanlar olduğu bilinir. Bunun dışında Sümerler sert madenleri işlemeyi de başararak kesici aletler üretmişlerdir. Sümerler kerpiç ve tuğla kullanarak iki ya da üç katlı evler de yapmıştır.

Sümerlerin sulama sistemi kullandıkları da görülmektedir. Yaşadıkları bölgede bulunan bataklıkları kurutmuşlardır. Yaşam alanlarına kanallar yardımı ile su çekmişlerdir. Bentler inşa ederek su baskınları oluşmasının önüne geçtiler. Bunun yanında barajlar inşa edip ihtiyaç duyulan suyun korunmasını ve muhafaza edilmesini de sağlamışlardır. Sümerlerin düzenli bir sulama sistemleri olmasından dolayı verimli bir tarım arazileri de vardır. 

sümerler Tarihte ilk yazılı hukuk kuralları Sümerler tarafından oluşturulmuştur. Bu özellikleri ile Sümerlere dünyadaki ilk Hukuk devleti denebilir. Sümerlerin en önemli edebiyat eserleri; Gılgamış Destanı, Yaradılış Destanı ve Tufan Hikayesi’dir. Sümerler kendi ülkelerine Kengir, konuştukları dile Emegir ve kendilerine Sag-giga derlerdi. Sümerlerin ilk kez tekerleği icat ettiği de bilinmektedir. Böylelikle tarihte ilk defa öküz ve sabanlar yardımı ile tarım alanlarında çalışmışlardır.

Sümerler Matematik ve Geometri alanında da pek çok çalışmalar yapmıştır. Matematiğin temelini oluşturan dört işlemi Sümerler bulmuştur. Bunun yanında büyük bir gelişme göstererek dairenin alanını hesaplamayı da başardılar. Sümerler zaman hesaplamasında da çok başarılı olmuşlar ve çok gelişmiş bir takvim kullanmışlardır.

Sümerlerde Din

Sümerlerin dini yaşamı da oldukça mistik bir yapıdadır. Çok tanrılı bir inançları vardır. Bunun yanında her bir nesnenin bir tanrısı olduğu inancını benimsemişlerdir. Sümerlerin tanrıları ne kadar insan silüetine sahip olsalar da insanlardan daha üstün güçleri bulunmaktaydı. Sümer mitolojisinde insanın tanrılara hizmet etmesi için yaratıldığı anlatılmaktadır. İnançlarına göre tanrılar insanlara ne istediklerini asla söylemezdi. Fakat insanlar tanrılara sorular sorabilir ve sorularının cevaplarını öğrenebilirlerdi. 

Sümerlerde insanın yaratılışına dair bir hikâye mevcuttur. Adem as. cennetten yeryüzüne indirilişi ve yaşamını anlatan bilgi ile örtüşen Adapa efsanesi vardır. Yasak meyve, cennet ve sonsuz yaşamdan kovulma, medeniyet bilgilerine veya sanatlarına sahip olma gibi Adem’e atfedilen diğer sıfat ve fiillere benzer niteliklere sahiptir.

Sümerlerin Ziggurat ismi verdikleri tapınakları vardı ve bu tapınaklarda tanrılar ile iletişime geçerlerdi. Ziggurat isimli tapınaklarda rahipler de bulunurdu. Zigguratlar zamanın teknolojisi ile oldukça yüksek yedi kattan oluşan yapılar olarak inşa edilir en üst kısımda gözlem evi bulunurdu. Bunun en önemli sebebi de dönemin en büyük tanrısı olduğuna inanılan Gök Tanrıya yakın olmak istemeleridir.

Allah Cc. yeryüzünde Ademin neslini başı boş bırakmamıştır

Her kavme bir peygamber ve yol gösterici göndermiştir. Bu yol göstericilerin çeşitli meziyet ve hünerlere sahiptiler. Gönderildikleri dönemlerde yaşayan medeniyetlerin bazen kralları bazen de yönlendiricileri ve imar edicileri olmuşlardır. 

Yusuf as. rüya ilminin verilmesi, ülkeyi ve hazinesini yönetmesi. Süleyman as. hayvanlarla konuşması, cinleri sevk ve idare etmesi, yapılamayacak gibi görünen ağır işleri onlara yaptırması, rüzgarla bir yerden bir yere gitmesi. Musa as.’ın yed-i beyza, asayı Musa  ile desteklenmesi, kudret helvası bıldırcınla kavminin beslenmesi, kızıldenizin yarılması, ve diğer mucizelerle donatılması gibi. İsa As. duaları ile ölüleri canlandırırdı, gökten sofra inmesi gibi. Yol göstericiler bulundukları medeniyetleri imar eder, yasalar hukuksal düzenlemeler yaparlardı. Bunların örnekleri çoktur. Allah israiloğullarını seçkin kılmıştı. Onların yaptıkları hataları yine affedip desteklemiştir. Talut ve Calut olayında olduğu gibi yine nankörlük etmişlerdir.  

Sümerler, farklı bir ırk olarak algılanmamalı onlarda Ademin neslinden gelmedir. Allah bu medeniyeti nebi ve melekler aracılığı ile bugünkü tabirle mistik olarak değerlendirilecek bir yapı ile desteklemiştir. Medeniyetlerde insanlar gibidir. Doğarlar büyürler ve yıkılıp tarih sahnesinde kaybolup giderler. Sümerler kendilerine verilen bu imkanları kullandılar sonra meydana gelen sapmalar neticesinde tarih sahnesinden başka bir kavmin eliyle yok olup gitmişlerdir.

Sümerlerin uzaylılarla ilişkilendirilmeleri yanlıştır

Allah ile yeryüzündeki insanlarla arasında sümerlileri bir tabaka olarak görmemek gerekir. Meleklerin yeryüzünde insan şekline girmeleri ve insanların yapamayacağı bazı harikulade işler çıkartmaları şaşkınlıkla o devirde karşılanmış olabilir. Sümerlere  yaratıcı tarafından,  bilimsel ve teknolojik ilerleme sağlamalarına bir şekilde katkı sağlanması hemen uzaylılarla ilişkilendirilmemelidir. 

Adem (A.S.)’in endam ve şekli gayet güzeldi; hatta Yusuf (A.S.) hariç, evladından hiçbirisi kendisine benzemiyordu. Cebrail (A.S.) Hz. Adem’in yanına bir kese buğdayla birlikte gönderildi. Adem (A.S.): ”Bu nedir?” diye sordu. Cebrail (A.S.): ”Bu seni cennetten çıkaran nesnedir.” diye cevap verdi. Hz. Adem: ”Ben bunu ne yapacağım?” dedi. Cebrail (A.S.): ”Bunu yeryüzüne (toprağa) serp.” diye karşılık verdi. Adem (A.s.) buğday tanelerini yere serpti ve anında bu taneler Allah tarafından yetiştirilip buğday haline getirildiler. Bundan sonra Adem (A.S.) bu tanelerden biten ekinleri biçip bir araya topladı ve ovalayarak samanından ayırdıktan sonra onları öğütüp hamur kardı ve ekmek yaptı. İşte bunların hepsi Cebrail (A.S.)’in ona öğretmesi ile oldu. Ayrıca Cebrail (A.S.) Adem (A.S.)’in yanına taş ve demir getirdi; Hz. Adem bunları birbirine sürtünce ateş çıktığını gördü ve böylece ateş yakmasını öğrendi. Yine Cebrail (A.s.) ona demirciliği ve ekin ekip biçmesini de öğretti. Bu arada kendisine bir de öküz gönderildi. Böylece Adem (A.S.) onunla çift sürmeye başladı.

İnsan yalnız bırakılmamıştır, Rabbim katından insanı hep desteklemiştir. İnsan her zaman Allah’ın kuşatıcı olduğunu unutmaması gerektiğini hatırlaması gerekir. Allaha emanet…

M.e.K

50% LikesVS
50% Dislikes

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir