Talaş Çuvalındaki Un

Talaş Çuvalındaki Un

Rivayet edildiğine göre Atâ el-Ezrak rahmetullahi aleyh’in hanımı kendisine iki dirhem para vermiş ve: Bu parayla bize un al, akşama ekmek pişirelim! demiş.

Un almak için çarşıya yola koyulan Atâ ağlayan bir köle ile karşılaşmış.

Köleye: 
– Neden ağlıyorsun? Demiş.
Köle ona:
Efendim bana iki dirhem para verdi. O iki dirhem ile bir şeyler almamı istedi. Ben de aldığım şeyleri yolda düşürmüşüm. Şimdi beni dövmesinden korkuyorum, demiş.

Kölenin bu hâline acıyan Atâ elindeki iki dirhemi ona vermiş. Sonra da akşam namazı olana kadar namaz kılıp Allah’ın kendisine bir kapı açması ve rızık göndermesi için beklemiş. Ama rızkı ona hemen gelmemiş. Marangoz olan arkadaşının yanına gidip dükkânının önünde oturmuş.

Arkadaşı ona: Bu talaşları al evine götür. Bunlarla tandırınızı yakarsınız. Bundan başka da sana verebileceğim bir şey yok, demiş.
Atâ da adamın verdiği talaşları bir çuvalın içine doldurup evin yolunu tutmuş. Kapıyı açıp çuvalı evine bıraktıktan sonra mescide gitmiş. Yatsı namazını kıldıktan sonra vakit iyice geç olduktan sonra eve dönmüş. Fakat evde bir de ne görsün. Hanımı ve çocukları evde ekmek pişiriyorlar. Bu duruma çok şaşıran Atâ, hanımına: Unu nerden buldunuz? Diye sormuş. Senin getirdiğin çuvaldan. Bize getirsiğin bu un çok güzel lezzetli ekmekler oldu artık hep o uncudan un al! Diye cevap vermiş.

Ata şakın şaşkın bir şekilde tamam bundan böyle öyle yaparım inşallah demiş.

Kaynak: Salihlerin hikayesi, İmam Yafii

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir