Tarikatlar

1.Kadiriyye Tarikatı, AbdülKadir Gilâni (Ö.470-561/1077- 1161)

2.Yeseviyye Tarikatı, Ahmet Yesevi(Ö. 562 H./ 1166 M.)

3.Rifaiyye Tarikatı, Ahmet er–Rifaî (Ö. 512-578/ 1036 H.)

4.Kubreviyye Tarikatı, Necmûddin el Kübra (Ö.540- 618/1145-1226)

5.Medyeniyye Tarikatı, Ebu’l Medyen b. Huseyn (Ö.527 -594 / 1126-1197)

6.Desükiyye Tarikatı, İbrahim ed Desûki (Ö.676 / 1288.)

7.Bedeviyye Tarikatı, Şeyh Ahmet Bedevi (Ö.596-675/1200- 1276)

8.Şazeliyye Tarikatı, Ebul Hasan Takuyiddin Ali b.Abdullah eş Şazeli (Ö.656/1258)

9.Ekberiyye Tarikatı, Muhyiddin İbnül Arabi (Ö.560- 638/1165-1240

10.Mevleviyye Tarikatı, Mevlânâ Celalûddinî Rumi (Ö.604- 672/ 1207-1273)

11.Sa’diyye Tarikatı, Sa’duddin Muhammed el Cebbârî (Ö.792/ 1387)

12.Nakşibendiyye, Muhammed Bahauddin Nakşibendir. (Ö.718–792/1318–1389) dir.

13.Suhreverdiyye, Abu Hafs Ömer Suhreverdi tarafından kurulmuştur. (632-1236)

14.Çistiyye, Muinuddin Hasan Çisti tarafından kuruldu (Ö.633-1236)

15.Bektaşiye, Hacı Bayram Veli tarafından kuruldu(Ö.669/1271)

16.Halvetiye, Ömer bin Ekmeluttin Halveti tarafından kurulmuştur. (800/1397)

17.Bedrettiniyye, Simamavna kadısının oğlu şeyh Bedrettin tarafından kurulmuştur.(Ö.1417)

18.Bayramiye, Hacı Bayram-ı Veli tarafından kurulmuştur.(Ö. 833/1429)

Bunların dışında bu tarikatların kollarından gelenler olmuştur bunlardan bazıları şunlardır; Eşrefiye, Halidiyye, Müceddidiyye, Uşakkiye, Celvetiyye, Sümbiliyye, Cerrahiyye, Şemsiyye gibi.

Türkiye’de kadiri tarikatının kolları mevcuttur. Bunlar şöyledir; Esadiye, İseviye, Yafiyye, Eşrefiye, Hilaliyye, Ru-miyye, Garbiyye, Halisiyye, Sammadiyye, Makdisiyye

Kalbin temizlemesi gayesiyle tarikat yoluna koyulan kardeşim bir rehberin (Mürşid’i Kamilin) önderliğinde ve denetiminde çıkılan bu meşakkatli yolculukta çeşitli makamlar ve manevi haller yaşanacaktır.

Allah bu yolda başarılar nasip etsin. Tarikat şubeleri kuran ve sünnette ittiba yoludur. Buranın en önemli esası ihlaslı olmaktır. Ameller ve inanç sağlam olmalıdır. Belirtilen esasları hükümleri harfiyen yapmanın gayretinde olmalıdır. Riyazet ederek dünyadan kaçınmanın gayretinde olmalıdır.

Ahmet Yesevi’den bir kaç hatırlatma:

“ Bizden sonra ahir zaman yakın olduğundan öyle şeyler ortaya çıkacak ki, lanet üzerine olsun iblis onlardan ders alacak ve bütün halka dost olacaklar. Fakat müritlerini idare edemeyeceklerdir. O şeyhler ki, müritlerinden açgözlülükle bir şeyler dilerler.

Canlarını küfür ve dalaletten ayrılmazlar. Bidat ehlini iyi olarak görürler, şeriat ilmiyle amel etmezler. Namahremlere bakarlar. Kötülüğü adet edindikleri halde Allah’ın Rahmetinden ümit beklerler. Böylelerinin müritleride kendileri de dinden çıkmış olurlar.

Şeyh odur ki, yardım da olsa onu hak etmiş olanlara verir. Eğer kendisi alıp yese murdar et yemiş gibi olur. Cehennem ’de azap görür. Onların fitnesi Deccalın fitnesinden beterdir. Böyleleri şeraitten, tarikattan uzaklaşmışlardır.”  (Fakirname Ahmet Yesevi)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir