Tasavvuf Ehlinin Zikrine Neden İtiraz Edilir

Tasavvuf Ehlinin Yaptığı Zikre Neden İtiraz Etmişlerdir:

Zikrullah Ne Demektir:

Zikir Allah’ın zikredilmesi anılması unutulmaması ve Allah’tan gafil olunmaması demektir. Zikir zamanın her diliminde yapılabilir. Zikir için bir zaman tahdidi getirilmemiştir: 

“Onlar ayakta iken otururken yatarken rablerini zikrederler, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında inceden inceye düşünürler ve; Ey Rabbimiz sen bunları boşuna yaratmadın. Sen Pak ve münezzehsin bizi ateşin azabından koru derler.” Ali İmran 191 

Zikir bir amel olarak görülmelidir ve öyledir de zikir yerinde kuran okumaktır, bazen bir kenarda nafile ibadet için Allah huzurunda namaza durmaktır, bazen bir an gelir aşka bulanmış söz, bir dua olu vermesidir. Kişinin kalbinde olanın anılması isminin gönülden bazen dilden dökülmesidir.

Bunlara itiraz edilmesi anlamsızdır. Burada önemli olan ölçüsüz hareketlerin yapılmamasıdır. Atlayıp, zıplama, yere yatıp yuvarlanma gibi hareketleri doğru buluyoruz. Kişi kendini kontrol altında tutmalıdır. İlk dönem Sufilerle son dönemin kalıntıları arasında farklılık sayılamayacak kadar çoktur, uçurum gitgide artmaktadır. Yanlış uygulama ve anlayış, keyfi yaklaşımlar işin epeyce karışmasına sebep olmuştur. Bu yüzden itirazlar gelmektedir.

Zikir, Allah’ı anmak O’na yakınlık derecesine ulaşmak, Ruhi ve nefsi bir terbiye ile dilin ve kalbin yapısının daimi zikre geçmesini sağlayacak bir kulluk ayarıdır. Namaz, kuran, tevhid ve esmaların çekilmesi dediğimiz gibi zamana bağlı kalmadan yapılan ameller zikirin içindedir. Hepsi farklıdır. Ayrı bir yere hayatımızda sahiptir.

“Namazı bitirince de ayakta iken, otururken ve yatarken Allah’ı anın. Güvenlik içinde olduğunuzda namazı gerektiği gibi kılın. Şüphe yok ki namaz, müminler üzerine vakitleri belli olarak yazılmış bir ödevdir.” Nisa:103

 

50% LikesVS
50% Dislikes

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir