Tasavvufun Temeli

Bismillahirrahmanirrahim

Tasavvufu Sorgulayıp Eleştirmek:

Kur’an ve sünnete uymayan tasavvuf Sorgulanırken. Bu vesileyle de Tasavvuf haksız saldırılara maruz kalmaktadır. Tasavvuf ehlini itham ettikleri “şirk ehli”, “şirk bataklığından düşmüşler”, “Acınacak kimseler”, “bid’at ehli” yorumlar görüyor ve duyuyoruz.  Haddi aşan bir yaklaşım sergilenmektedir.

Belirli bir kesim tarafından devamlı şekilde tahkir ve ağır eleştirilere maruz bırakılan tasavvuf ve mutasavvıfların güzel sözlerini onları acımasızca eleştirenler tarafından bile kullanılmaktadır. 

Tasavvuf Temeli Kuran Ve Sünnettir:

Tasavvuf Kur’an ve Sünnet eksenli bir harekettir. Temeli buraya dayanır Bunun dışında tasavvufun dayanabileceği bir temel yoktur. Cüneyd-i Bağdadi ks. bakın şöyle söylemektedir: ” Peygamberimiz (SAV)’in yoluna ve sünnetine uymak ve onun izini takip etmekten başka bütün yollar insanlara kapalıdır. Çünkü bütün Hayır yolları sadece Peygamberimiz (SAV) ve onun izini takip edip ona tabi olanlara açıktır başkasına değil.” 

Yine bir diğer mutasavvıf Sırrı Sekati (Ks)şöyle buyurmaktadır: ”Tasavvuf şu üç şeye verilen isimdir; Allah CC. bilmek ona karşı korku ve saygıyı sürdürmek, batından gelen bir keşfi bilgiyi kitap ve sünnetin zahirine muhalif olduğu müddetçe anlatmamak, zuhur eden kerametlerin Allah CC Haramı sınırlarını aşmaya sebep olmamasıdır.” 

Görüldüğü gibi bu iki örnek sadece Kur’an ve Sünnet hassasiyetinin ve tasavvufun çizgisinin nasıl olması gerektiğini ortaya net bir şekilde koymaktadır. Bu zatlar bulundukları  devrin temel taşları olmuşlardır. Bunların hayatları tabakat kitaplarında, birçok kitaplarda sözlerinden aynı zamanda yaşamlarından anlatılan menkıbeleri okumak mümkündür. 

Tasavvuf Önderlerinin Kuran Ve Sünnet Anlayışı:

Tasavvuf erbabının nasıl bir Kur’an ve Sünnet anlayışına sahip olduğunu öğrenmek için ne söylediklerini bilmek lazım. Dilerseniz bunlardan size bir demet sunalım o zaman görelim tasavvuf erbabı nasıl bir Kuran ve sünnet anlayışına, nasıl bir yol tuttuklarını birlikte okuyalım ve anlayalım…

Zünnuni Mısri şöyle söyler: ”Sadece dört şey hakkında konuşulmaya değerdir. Bunlar; Allah CC sevmek, zelil olan Dünyadan nefret etmek, Kurana tabi olmak ve bu halin değişmesinin tehlikesinden korkmaktır. Allahu Tealayı seven bir kimsenin alameti sevgilisi Peygamber(sav)’in ahlakına, yaptıklarına, emrettiklerini yani sünnetine tabi olmaktır.”

Beyazıt Bestami şöyle söyler: ”Havada uçan kerametleri olan bir adam bile görseniz, Allah CC. Emir ve yasaklarına olan riayetine ve Şeriati nasıl yaşadığını bakınız.”

Ebu Süleyman Abdurrahman Bin Atiye bin Darani der ki: ”Ne zaman sufi  nüktelerinden bir şey kalbime doğsa, adil bir şahit olan Kuran ve sünnetle onu desteklemeden kabul etmem.”

Ebu Hasan Ahmet Bin Hıvari:”Resulullah (s.a.v)’in sünnetine tabi olmadan yapılan her amel boştur.” demiştir.

Ebu Hafs Ömer Bin Müsellem Haddad:”Her kim ki yaptığı ve söylediği şeyleri daima kitap ve sünnet terazisi ile ölçerse , insanların mahkeme edildiği günde onları itiraf etmek zorunda kalmaz.”

Ebu’l Kasım Cüneyt bin Muhammed:”Bizim yolumuz Kur’an ve sünnetin kontrolü altında, bütün ilmimiz Rasulullah (Sav)’in hadisleri ile örülüdür.”

Tasavvuf erbabı Kuran’a ve sünnete uyduğu müddetçe kendisinde gelişen edep heybetini arttıracaktır. Peygamber efendimizin sünneti ile olan beraberlik yaşadığı hayatta onunla olan beraberlik gibi olacaktır. Onun sünnetine ittiba etmek, fıkıh neyi gerektiriyorsa onu yapmalı.

Allah’ın dostlarıyla olan beraberlik, onlara hürmet ve hizmet etmek onların bulunduğu ortamlarda bulunmaya gayret sarf etmeli, onlara güzel ahlakla üzere muamele edip din kardeşleriyle de olan beraberliğini ölçü içerisinde tutarak, haramlara düşmemek şartıyla onlarla görüşüp sohbet etmek, onların yükünü yüklene bilmek onlara yardımcı olmak hususunda gayretli olup kardeşlerine şefkatle davranıp dua ile onlara devamlı destek olan bir kişi ne güzel derviştir.

Seyyid Abdülkadir Geylani şöyle buyurur:

“Allah’tan kork ve taat üzere ol Şer’i Şerif ilden ayrılma Allah’ın koyduğu sınırları koru. Ey oğlum biliyorsun ki bizim yolumuz Allah bizi seni ve müslümanları muvaffak kılsın. Kitap sünnet Allah’tan başkasını kalbine sokmamak, cömertlik, başkalarına eziyet etmemek, onların sıkıntılarına katlanmak ve arkadaşların hatalarını affetmek üzere kuruludur.” Futuhul gayb

Yine şöyle buyurmaktadır; “Karanlığa ışıkla gir o da Allah’ın kitabı ve Resul’ünün sünnetidir. Aklına bir şey geldiğinde  ya da bir şey yapmak istediğinde onu kitap ve sünnete arzet. 

Seyyid Abdulkadir Geylani başkaları ile ilişkilerinde dahi kitap ve sünneti esas almaktadır birini sevdiğinde ya da sevmediğin zaman bunu kitap ve sünnete arz et ve bana tabi olma değilse Allah yolundan sapar gidersin

Şu unutulmamalı ki:” Kim sünnet-i seniyyeyi kendisine  lider kabul ederse hikmet ile konuşur. Kim hevasını kendisine lider seçerse bir bidatlerden bahsetmeye başlar.” 

Allah Celle celalü buyurmaktadır: “Eğer ona itaat ederseniz doğru yolu bulmuş olursunuz” Nur 54

50% LikesVS
50% Dislikes

Bir Cevap Yazın