TEŞEHHÜT

Bismillahirrahmanirrahim

Son  Oturuşta (Ka‘de-i Ahîre) teşehhüt miktarı oturmak:

Hanefilerce sahih olan görüşe göre tahiyyatta son oturuşta ”Abdühu ve Resulühu” ya kadar okumak farzdır. Eğer İmama uyan kişi, İmam namazını bitirmeden önce bitirirse, konuşur, yer ve içerse namazı tamamdır. Son oturuşta teşehhüt ile birlikte Hz. peygambere salat selam getirmek ”Allahümme salli ala Muhammed” diyecek kadar oturarak teşehhütte bulunmak Şafiiler ile Hanbelilere göre rükündür. Malikilere göre rükün selam için oturacak kadar zamandır. Hanefilere göre son teşehhüt miktarı kadar, ilk teşehhütte bulunmak vaciptir. Cumhura göre ise sünnettir. Nitekim son teşehhütte Hz. Peygambere Salat getirmek Hanefiler ile Malikilere göre sünnettir.

Hanefilerin dayandığı delil de Mesud’un hadisidir: ”Hz. Peygamber (as) kendisine teşehhüdü öğrettiği zaman şöyle buyurmuştur: ”Bunu söylediğin yahut yaptığın zaman namazın tamam olmuştur.” Hadiste belirtildiği üzere Hz. Peygamber (as) namazın tamam olmasını teşehhüdü okuma ve oturma işlerinden birine bağlanmıştır. Bu fiil de oturma işidir.

Oturma işi olmaksızın kıraat meşru değildir. Kıraat ancak oturduğu zaman yapılmıştır. Dolayısıyla namazın tamam olması oturmaya bağlıdır oturma vacip yani farzdır. 

Teşehhüt oturma şekli:

Hanefilere göre son teşehhütte oturuşun şekli, iki secde arasındaki oturuş şekli gibidir. Sol ayağın yere yatırılması ve üzerine oturulması tarzında olur bu oturuş ister son oturuş olsun ister olmasın fark etmez.

Hz. Peygamber (as) namaz kılma şekli ile ilgili hadislerden olan Ebu Humayd es-Saidi’den gelen hadisi şeriftir:Hz. Peygamber teşehhüt için oturdu. Sol ayağını yere yaydı, sağ ayağının baş parmağını kıbleye doğru döndürerek dikti.”  Buhari

Teşehhüdün Yapılış Şekilleri:

Hanefi ve Hanbelilere göre teşehhüt şudur: Bu teşehhüt Hz. Peygamberin (as), İbni Mesud (ra) öğrettiği teşehhüt şeklidir.

اَلتَّحِيَّاتُ لِلَّهِ وَالصَّلَوَاتُ وَالطَّيِّبَاتُ السَّلَامُ عَلَيْكَ أَيُّهَا النَّبِيُّ وَرَحْمَةُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ السَّلَامُ عَلَيْنَا وَعَلَى عِبَادِ اللهِ الصَّالِحِينَ ، أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ.  

“Ettehıyyâtu lillâhi ves-salevâtu vettayyibât. Esselâmu aleyke eyyuhen-nebiyyu ve rahmetullâhi ve berakâtuh. Esselâmu aleynâ ve alâ ibâdillâhis-sâlihîn. Eşhedu en lâ ilâhe illallâh ve eşhedu enne Muhammeden abduhû ve rasûluh.”

İmam Malik’e göre teşehhütlerin en faziletlisi Hz. Ömer b. Hattab (ra)‘in -Allah ondan razı olsun- minberde iken insanlara öğretmek için okuduğu teşehhüt duası:

اَلتَّحِيَّاتُ لِلَّهِ ، الزَّاكِيَاتُ لِلَّهِ ، الطَّيِّبَاتُ لِلَّهِ ، الصَّلَوَاتُ لِلَّهِ ، السَّلَامُ عَلَيْكَ أَيُّهَا النَّبِيُّ وَرَحْمَةُ اللَّهِ وَبَرَكَاتُهُ ، السَّلَامُ عَلَيْنَا وَعَلَى عِبَادِ اللهِ الصَّالِحِينَ ، أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ. 

“Ettehıyyâtu lillâh. Ez-zekiyyâtu lillâh. Ettayyibâtu lillâh. Essalevâtu lillâh. Esselâmu aleyke eyyuhen-nebiyyu ve rahmetullâhi ve berakâtuh. Esselâmu aleynâ ve alâ ibâdillâhis-sâlihîn. Eşhedu en lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh ve eşhedu enne Muhammeden abduhû ve rasûluh.”

“Bütün tazimler Allah içindir. Bütün salih ameller Allah içindir. Bütün dualar Allah içindir. Bütün ibadetler Allah içindir. Ey Nebi! Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketleri senin üzerine olsun. Selam, bize ve Allah’ın salih kullarının üzerine olsun. Şehadet ederim ki Allah’tan başka hak ilah yoktur. Yine şehadet ederim ki, Muhammed Allah’ın kulu ve elçisidir.”

Son Teşehhütte Hz. Peygambere Salat Getirmek:

Hz. Peygamber (sav)’e getirilen salavatın şekillerinden bazıları şunlardır:

اَللَّهُـمَّ صَلِّ عَلىَ مُحَمَّدٍ وَعَلىَ مُحَمَّدٍ كَماَ صَلَّـيْتَ عَلىَ إِبْراَهيِمَ وَعَلىَ آلِ إِبْراَهيِمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجيِدٌ. اَللَّهُـمَّ باَرِكْ عَلىَ مُحَمَّدٍ وَعَلىَ آلِ مُحَمَّدٍ كَماَ باَرَكْتَ عَلىَ إِبْراَهيِمَ وَعَلىَ آلِ إِبْراَهيِمَ إِنَّكَ حَميِدٌ مَجيِدٌ.  

“Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîme inneke hamîdun mecîd. Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ bârakte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîme inneke hamîdun mecîd.”

“Allahım! İbrahim’e ve âilesine rahmet ve mağfiret eylediğin gibi, Muhammed’e ve âilesine de rahmet ve mağfiret eyle.Doğrusu sen, övgüye en lâyık olansın, yücesin. Allahım! İbrahim’e ve âilesine hayır ve bereketler ihsân ettiğin gibi, Muhammed’e ve âilesine de hayır ve bereketler ihsân eyle.Doğrusu sen, övgüye en lâyık olansın, yücesin.”

اَللَّهُـمَّ صَلِّ عَلىَ مُحَمَّدٍ وَعَلىَ مُحَمَّدٍ كَماَ صَلَّـيْتَ عَلىَ آلِ إِبْراَهيِمَ، وَباَرِكْ عَلىَ مُحَمَّدٍ وَعَلىَ آلِ مُحَمَّدٍ كَماَ باَرَكْتَ عَلىَ آلِ إِبْراَهيِمَ فيِ الْعَالِمَينَ إِنَّكَ حَميِدٌ مَجيِدٌ.  

“Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîme inneke hamîdun mecîd. Allâhumme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ bârakte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîme inneke hamîdun mecîd.”

“Allah’ım! İbrahim’in ailesine rahmet ve mağfiret eylediğin gibi, Muhammed’e ve ailesine de rahmet ve mağfiret eyle.İbrahim’in ailesine alemlerde hayır ve bereketler ihsan ettiğin gibi, Muhammed’e ve ailesine de hayır ve bereketler ihsan eyle.Doğrusu sen, övgüye en layık olansın, yücesin.”

Hanefi ve Malikilere göre Hz. Peygambere salavat getirmek sünneti Müekkeddir. Teşehhüdün peş peşe ifade edilmesi Arapça olması şarttır. Bu kelimede namazdaki diğer zikirler gibidir. Arapça ifade etme gücü yeten kimselerin Arapçadan başka ifadelerle Hazreti Peygambere salavat getirmesi ve teşehhüdde bulunması caiz değildir. Arapça öğreninceye kadar kendi dili ile teşehhüt getirecek olursa bunu yapmak caizdir. En kısa zamanda Arapça’sını öğrenmesi gerekmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir