Tevazunun Artması

Bismillahirrahmanirrahim

Manen Yükseldikçe Tevazu Artar:

“Ey Musa kullarım arasında en çok buğzettiğim kimse kalbinde kibir, dilinde şiddet, elinde cimrilik, huyunda yaramazlık olandır” hadisi Kutsi

Günümüz insanı teorik olarak Allah’a iman ettiğini dille söylemektedir. pratik hayatında ise kendi arzu ve isteklerine göre, tabiri caizse kafasına göre takılmaktadır. Arzu ve isteklerinin peşinde yapmış olduğu bu hareketlerin sonuçları kendisine ne kadar zarar verdiğinin farkında değildir.

Bir gurur, kibir yarışı içerisinde olan, kimileri ise kariyer peşindedir. Dünya hayatında herkes bir şeyin peşinde koşmaktadır. Koştuğu yön bulunduğu yerdeki halinden uzaklaşmasına sebebiyet vermekte ve gittikçe de geri dönüşün zor olacağı bir mesafeye ulaşmaktadır.

Her halimizle örnek alınacak nesilden uzaktayız. Kazanç varsa yüzümüz gülüyor, bir sıkıntı ile karşı karşıya kaldığımızda yüzümüzdeki asıklık hal,  hareketlerimiz ve söylemlerimizi kabalaştırıyor.

Zenginlik varsa adamlık da var. Eğer maddi imkan yoksa fakirlik varsa tepeden bakılan gözlerle küçümsenen basit olağan değersiz birisi olursunuz. Size karşı ses tonu daha farklılaşır. Elit ve zengin kişilere daha bir ses tonu kullanılır.

Bu zamanın imkansızları, kendilerinden üstün makamlı insanlara karşı el pençe divan durur şiddetli bir şehvetle kazanç düşünüldüğünden Riyakar, menfaat beklentisi ile her şey unutulur. 

Namazlar unutulmuş, sözler unutulmuş, insanlık unutulmuş ve karakter değişmiştir. Müslümanlık rafa kaldırılmıştır. Namaz kılarken eller kimin huzurunda bağlanır baş öne doğru eğilip kime ram olduğunu unutulmuş kulluk birdenbire kaybedilmiştir.

Ne hadislerin, nede ayetlerin yürünen bu yolda hükümlerinin değeri kalmaz. İslamın değil şahısların sözleri ön planda tutulur olur.

Bugünün insanı evine giderken dert götürür, sıkıntı götürür, iş yerine giderken ve dönerken kendisine çeki düzen vermeye çalışır. Bazen severek gider bazen nefret ederek gider ama sonuçta bağlı olduğunu bilir. Modern köledir.

İnsani ilişkilerin, sevgi, saygının yerini başka davranış aldı. Halbuki insan karşılıklı konuşmalarla sohbetle ilişkisini doruğa çıkartır. Gönül almak, bir başı okşamak, İslam’ın edep ve terbiyesini mesajla sosyal medyada paylaşarak gerçekleştiremezsiniz.

Yaşanılması gereken hayat değişime uğramış ve bu değişim çok hızlı gerçekleşiyor. Müslümanlar, müslümanlıklarından ve İslamlığından utanmaya başlamış. Müslüman kardeşine karşı kırıcı küçümseyici ve acımasızca eleştiri içerisinde, düşmanca bir tavır sergilemektedir. İslamı birileri şekilcilik kalıbına sokmuştur. Bu kalıba uymayan kınanır olmuştur.

Peygamber (as) ve Ashabı kiram Yüce Allah’ın büyüklüğünü müşahade ettikleri için her zaman mütevazi içerisinde idiler kendilerini küçük görürlerdi. Mümin kardeşlerine karşı kibirli davranmayı hoş karşılamazlardı. Bunu kötü ahlakın alameti sayarlardı. Kalbinde zerre kadar kibir olan Cehennemi boylar.

Şeytanın ihtirası belliydi:” Ben ondan büyüğüm” şeytanın Cennetten kovulmasına sebep olan amel Ashab-ı Kiram tarafından terk edilmiştir.

Ashab-ı kiramın yüzünden tebessüm eksik olmaz, kimseye göz ucuyla bakmazlardı. Kaşlarını Çatarak dolaşmazlardı. Başlarını dik tutarak yürümezlerdi. Elbiselerinin eteklerinin yerde sürünmesi kibir alemi olduğu için kısa elbise giyerlerdi. Konuşurken ses tonlarına dikkat eder ve seslerini yükseltmezlerdi. Kendileri otururken karşılarında ayakta durulmasını hiç mi hiç sevmezlerdi.

“ Cehennemlik olan birine bakmak isteyen kendisini oturduğu halde başkalarına karşısında ayakta tutan kimseye baksın” Hz Ali ra.

Sakat ve hastalara, vücutlarındaki uzuvlarda noksanlık olanlarla yan yana olurlar onlar ile beraber yürürlerdi. Birbirleri ile sohbet edip şakalaşır lardı. Paylaşmayı ve ikram etmeyi severlerdi. Mütevazi idiler çocukla çocuk olabilecek kadar ince ruhlu insanlardı.

“Medine’nin çocuklarından herhangi bir çocuk bile Hz Peygamberin elinden tutsa onun istediği yere çeker götürür peygamber ondan elini geri almazdı.” Hz Enes ra.

Bir keresinde bir sefer esnasında ashap ile yemek yerken peygamber (as) çiçek hastalığına yakalanmış bir adamı sofraya oturmuş etrafındakiler oturup yemek yemekten çekinmek istemiş olsalar bile Rasulullah (Sav) o kişiyi yanına çekerek sofra oturmuştur.

Yine bir keresinde mescitte gaz kaçıran kişinin mahçup olmaması için bizimle birlikte et yiyen kim varsa kalksın abdest alsın diyerek o kişiyi  insanlar içerisinde mahcup olmaktan kollanmıştır.

Hz. Ali ra kendisine almış olduğu yeni bir gömleği yanındaki kölesine vererek onu giydirmiştir. Sonra kendisine bir gömlek de alarak yeni gömleğin kollarını keserek giymiştir. 

Hedef ayıpları ortaya çıkartmak dolmamalı müslüman kardeşinin ayıbını kusur ve hatasını örtmek olmalıdır. Hz. Peygamber gözetiminde yetişen Ashabı Kiram kibiri yok ettiği gibi kimseye karşıda ekabirlik yapmazdı onlar manen büyüdükçe  mütevazileşmiş insanlardı.

Ahiret gününe iman etmiş olan Ashabı Kiram bir gün hesap vereceğinin bilincinde idi o yüzden bedenlerine güzel ahlakı zırh gibi giymişlerdi. Her hal ve hareketlerinde ilahi ölçü vardı. Onlar Cennet ve Cehennemi görür gibiydiler. İmanın hakikatine ulaşmış olanlardı onlar.

Kardeşlerim bizler tövbe ve istiğfarla dönmemiz gereken yön o insanların yönü olmalıdır. Hatalarımız ve kusurlarımızı Allah’a itiraf ederek gittikçe uzaklaşmış olduğumuz sapkın bir yolun neferi olmaktan kurtulalım unutmayalım ki ebedi bir aleme gidiş yolculuğundayız. Ömürlerimiz tükenmekte, rızıklar azalmakta, nefeslerimiz artık sayıyladır.

Yolun erkanı Kur’an ve sünnetle belirlenmiştir. Beyhude arayışlar  içerisinde olmak yersizdir vakit israfıdır. Dünyadaki bütün hikmetler ve kaynaklar onlardan alınmıştır.

Hatanın neresinden dönersek bizim için kardır. En kısa zamanda kariyer için örnek alınan insanlar; sanatçılar, tiyatrocular, siyasetçilerin yerine Ashabı Kiram ve onların Mürşidi peygamber (as) hayat iklimimiz, yaşam kaynağımız olmalıdır. Allah’a emanet olun….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir