Tevekkül Halinden Çıkan Kaybeder

Tevekkül Halinden Çıkan Kaybeder

Allah Celle Celalühü kullarına çeşit çeşit nimetleri farklı yollarla ve sebeplerle verir. Kul gelen rızkı veya nimetin değerini anlamada ve sahip çıkmada eksiklik gösterebilir. Kulun Allah’a tevekkülü ne zaman zayıflar ise o nimet veya rızık ondan çekilip alınır.

Faniler zahmetsiz gelen güzelliklere karşı nankör olurlar. Sizin yükününüzü hafifleten ihtiyaçlarınızı gideren bu ortamdan yararlanmaya devam etmek yerine sufli devamlı olmayan nimetlere yönelme başlayınca kayıplar yaşanması da kaçınılmazdır. Abid veya Salih kimselerin tevekkülü bozulmuş ise huzursuzluk başlamış demektir. Salih zatlardan biri şu şekilde bir hikaye anlattı:

“Bir arkadaşımla birlikte bir dağda ayrı ayrı yerlerde ibadete çekilmiştik. Arkadaşım yerden biten nebat ile ben ise yanıma gelen bir dişi geyiğin sütü ile besleniyordum. Geyik yanıma yaklaşıp bacaklarım acıyor ben de onun sütünü sağıp içiyordum. Karnım iyice doyurduktan sonra yanımdan uzaklaşıp gidiyordu. Bir süre bu hal üzere devam ettik. Bir gün arkadaşım yanıma gelip bana:

Çöl tarafından göçebeler geldi. Gel birlikte yanlarına varalım. Belki onların bize verebileceği peynir ve süt gibi birşeyler bulabiliriz, dedi.

Ben onun bu teklifini kabul etmedim. Ama o yine de benimde gelmem için ısrar etti. Israrına dayanamadım ve göçebelerin bulunduğu yere doğru yola koyulduk. Vardığımızda bize yiyeceklerinden ikram ettiler. Bir süre orada bulunduktan sonra kaldığımız yere geri döndük. Sonra dişi geyiğin her zamanki vakitte gelmesini bekledim. Fakat gelmedi. Sonraki gün de bekledim. Yine gelmedi. Ondan sonraki gün de gelmedi.

Anladım ki onun sütüyle başka birşey yemeye ve içmeye ihtiyacım olmadığı hâlde insanların yemeklerinden yiyerek hata işlediğimden dolayı bana gelmez olmuştu.”

Bu hikâyede anlatılan salih zâtın yapmış olduğu hata üçtür:

1- Salih zâtın Allah’ın kendisine ihsan ettiği dişi geyiğin sütü sayesinde içinde bulunduğu tevekkül hâlinden çıkması.

2- Allah’ın ona yetecek kadar takdir buyurduğu rızıktan fazlasına tamah edip, kanaat getirmemesi.

3- Temiz olmayan habis bir yemeği yemesi ve böylece Allah’ın sadece velî kullarına bahşettiği dişi geyik sütünden faydalanmak gibi mucize kabilinden olan bir durumdan kendisini mahrum bırakması.

Âlemlerin Rabbi olan Allah-u Teâlâ bir âyet-i kerimede meâlen şöyle buyurmaktadır: “Kim Allah’a güvenirse O, ona yeter.” Talak Suresi, 3. âyet-i kerime.

Resûlullah (ﷺ) Efendimiz de tevekkül hakkında ne güzel buyurmaktadır: “Allah’a gereği gibi tevekkül ederseniz, elbette sizi rızıklandırır. Tıpkı kuşların karınları aç olarak sabah çıkıp, karınları şiş olarak akşam (yuvalarına) gelmeleri gibi.” Beyhakî, Şuabü’l İmân

 

 

 

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın