Ucub Ve Riyadan Sakınmak

Abid ve Arifler Her Hallerinde Riya ve Ucub dan Sakınmalıdır:

Her ibadet edenin gösteriş yapmak ve kendini beğenmekten sakınması lazımdır. Zira sapık ve bozuk arzular, çirkin şehvet ve isteklerle Allah’u teala ile kul arasında perde olan lezzetlerin meşei alçak nefistir.

Kişi Evliya Olsa Nefsinden Kurtulur mu?:

Kişi en üst makamlara ulaşsa bile can bedende olduğu müddetçe nefsin aldatmasından kurtulamaz. Çünkü masum değildir. Masum olmak peygamberlere mahsustur. Peygamberlik ile evliyalık arasında fark buradadır.

Gösterişten ve Riya’dan Sakınmak:

Allahu Teala riya ve gösteriş yapanları korkutmuş nefsin hilelerine aldanmamak için de uyarmıştır. Şeyh Abdulkadir Geylani tehlikenin büyüklüğünü ve bu tehlikenin içine düşmenin kolaylığı sebebiyle devamlı uyarıda bulunarak şöyle söylemiştir:” Her Abid ve Arif kula gereken; her halükarda gösteriş ve kendini beğenmekten sakınmaktır. Zira nefis bir habistir. Nefis sapkın düşüncelerin alçak şehvetlerin, kul ile  Hak arasına giren lezzetlerin menşeidir.” Şeyh daha sonra gösterişi yasaklayan delilleri şu şekilde saymıştır:

“Vay haline o namaz kılanların ki onlar namazlarından gafildirler. gösteriş yaparlar ve en ufak bir yardıma bile mani olurlar.”  Maun 4-7

“ Münafıklar Allah’ı aldatmaya çalışırlar. Allah da onların hilelerini ve oyunlarını bozar. onlar namaza kalkarken üşene üşene Kalkarlar. müminlere gösteriş yaparlar. yoksa Aslında Allah’a Arz hatırlarlar. onlar müminlerle kafirler arasında bocalayıp dururlar. ne onlara bağlanırlar ne de bunlara. her iki mide Allah şaşırtırsa sen ona hiçbir yol bulamazsın.” Nisa 142 ,143

Şeyh Abdülkadir Geylani bu hususta hadisi Şerif’ten deliller getirmiştir:

“ Kıyamet günü bir kişi getirilip cehenneme atılır. Bağırsakları karnından dışarı çıkmış olduğu halde değirmen taşının etrafında döndüğü gibi onların etrafında döner. Oradakiler” Ey filanca kişi bu ne haldir. Sen dünya iken bize iyiliği  emrederdin ve kötülükten sakındırmaya çalışırdın?” derler. O”da; ben size Marufu emrederdim Münkerden de sakındırırdım fakat kendim yapmazdım” der. Muslim 2989 

Yine bir hadisi Şerif’te: ” Ahiret işlerini dünya için yapmadıkları müddetçe bu ümmeti dinde yükseklik memleketlerde Yerleşme ile mücadele. bir kimse ahiret amelini dünya için işlerse o ameli makbul değildir ahirette o amelinden ötürü mükafat da yoktur.” buyurmuştur.

“ Ümmetim için en korktuğum şey dilde ilim çok olup, kalbi cahil ve gafil bulunan, ilmini sanat haline getiren münafıklardır. Nefsim yed-i kudretinde olan Allah’a yemin ederim ki, size yalancı hükümdarlar ve facir yardımcıları, Hakkı gözetmeyen alimler, fasık kuranı kerim okuyucuları ve cahil abidler hükmetmeyince kıyamet kopmaz. Allah’u Teala onlara zulüm fitnesini verir. Onlar Yahudilerin taşkınlıkla zulme başlamaları gibi, sonunun ne olacağını düşünmeden zulme, haksızlığa girişirler. Bununla İslam binası yıkılmaya yüz tutar. Hatta la ilahe illallah denmez olur.”

“Ahir zamanda birtakım insanlar çıkar. Dini dünya ile bozarlar insanlara yumuşak görünürler şekerden tatlı dil kullanırlar. Halbuki kalpleri kurtların ve canavarların kalbi gibidir. Her an kötülük fenalık düşünürler..”

Bazı haberlerden anlaşılıyor ki, insanların sizin gizli yapmaya çalışdığınız amelleri görmesi o amelinize zarar vermez. Ebu Hureyre’den bildirildiği bir hadiste: “Resulullah (as)’e bir kimse gelip Ya Resulallah amelimi yaparken onu gizli de tutarken başkası bunu görür ve onların bu hali benim hoşuma gider. Benim için o amelde sevap var mıdır diye sorar. Resulullah (as) senin için iki ecir vardır. Hem gizlilik hem de görülme eciri.” buyurdu.

Hasan El Basri (rahimehullah) derki ucub ehli ile karşılaşırsın elbiseleri ve yüzleri beyaz ahlakları kötüdür. Dillerinde fesahat bakışlarında keskinlik vardır. Fakat kalpleri ölüdür. Sen bir takım beden ve ceset görürsün ki onlar da kalp yoktur. Sen bir ses duyarsın meydanda eşi yoktur. Dillerinde ucuzluk ve bolluk kalplerinde ise kıtlık vardır.”

Kaynak: El gunye Geylani , s:368-374

Velhasıl:

insanlar yaşam tarzlarıyla, işleri ile meslekleriyle, mal, mülk ve giyim tarzlarıyla elit bir yapının bir bireyi gibi hareket ederek insanlara yüksekten bakmaya çalışır ve onlar beğenmezler.

İnsanlar içerisinde üç sınıf olduğunu düşünürler; yöneticiler, zenginler ve fakirler.

Bir insan en pahalı elbiseleri giyse, En lüks arabaya binse, malikanede otursa, üst düzey yöneticilerle aynı ortamda bulunup ilişkiler kursa, bunlar onun adam olduğunu göstermez. İnsanlar tarafından Örnek alınacak kişiler değildirler. Onların hal ve hareketleri de bizim için bir hüccet değildir.

Kumaşın pahalı olması değil, önemli olan   bedeni örtmesidir. Ucuz gömlek nefsi arzularına yenilmeyen kişiler için altın bir kaftan olur. Onlar sadece  Allahu Teala’nın emrine uyuculardır. Allaha emanet olunuz…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir