Uhud Savaşı

Uhud Savaşı

Uhud gazvesi Medine’nin 5 kilometre kadar kuzeyinde bulunan Uhud dağının eteklerinde olduğu için adını bu dağdan almıştır. Medine şehrinin etrafı yalçın kayalıklı dağlarla çevrili olduğundan muharebe yapmak için müsait olan tek düzlük Uhud Dağı’nın güney kısmında bulunan düzlüktür bu itibarla Uhud gazvesi Hicri 3 yılını şevval ayında (27 Mart 625) bahsi geçen yerde gerçekleşmiştir. 

Uhud Savaşı Nedenleri

Safvan bin ümeyye Karade seriyesinden kaçarak perişan bir halde Mekke’ye gelmesi ve Şam yolunun iyice kapanması kureyşlileri büyük bir telaşa ve heyecana düşürdü. Bu olayın akabinde Bedir muharebesinde aldıkları büyük yaradan dolayı intikam arzularının da içlerinde tekrar alevlenmesine vesile oldu. Ortaya planlı bir hareketle intikam alınması teklifi atıldı. Ebu Süfyan bir an bu hareketten şöhret kazanacağını düşünerek yapılan teklifi hemen kabul etti. Bedir kervanlarından gelecek olan 50.000 altınlık geliri bu intikam seferi için harcanması için ortaklarını razı etti. Resulullah Mekkeli müşriklerin sefer hazırlıklarının haberini amcası Abbas bin Abdülmuttalib’den gelen mektupla öğrendi.

Uhud Savaşına Katılan Tarafların Durumları

Kureyş Müşrikleri hayal edemedikleri büyük bir güç topladılar. 700 zırhlı, 200 atlı ve gerisi piyade olmak üzere hazırladıkları 3 bin kişilik orduya karşı Peygamber Efendimiz öncülüğünde savunma harbi olan Uhud Savaşı yapılmıştır. Medine’den bin kişilik Müslüman ordusu ile yola çıkılmıştır. Ancak Müslüman görünümlü münafık olan Abdullâh bin Übey’in, üç yüz kişilik kendi taraftarını alarak tekrar Medine’ye dönmüştür. Bunu üzerine 700 kişilik Müslüman ordusu Uhud Savaşına katılmıştır.  

Uhud Savaşında uygulanan Strateji

Hz. Muhammed (s.a.v), düşman hakkında bilgi edinmek için Enes ve Münis adında iki gözcü gönderdi. Arkasında Hubab ra. getirdiği haberle kendisine ulaşan bilginin teyiti yapılmış oldu. Hemen bir harp meclisi kuruldu. Uhud Dağı’nın konumuna göre savaş stratejisi geliştirdi. Bu stratejide müşriklerin gücü sayısı ve nasıl bir yol izleyecekleri dikkate alındı. Uhud Dağı ordunun sırtını yasladığı bir dağ oldu. Ayneyn Tepesine ise 50 kişilik bir okçu grup yerleştirildi. Bu okçu grup Uhud ve Ayneyn arasındaki vadiden gelebilecek düşman gücüne karşı orduyu koruyabileceklerdi.

iki ordu yeteri kadar birbirine yaklaşınca, Peygam­ber (s.a.v.)’in okçuları, Halid’in süvarilerini ok yağmuru­na tutmaya başladı. Mekke ordusunun orta kısmından Talha, ileri doğru çıktı ve teke tek çatışma önerdi. Ona karşı Ali (r.) çıktı. Biraz çatıştıktan sonra Ali onu yere düşürdü ve miğferinin üstünden kafatasını parçalayan bir darbe ile öldürdü. Peygamber (s.a.v) bir anda, «öldürü­lecek bölük başkanının» -rüyasında kendisine gösterilen koç’un- Talha olduğunu anladı ve yüksek sesle Allahu Ekber dedi- Bu ses tüm orduda yankılandı. 

Savaş tüm hızıyla devam ederken okçular Müslüman ordusunu korumaktaydı. Allah Resulü özellikle okçuların kendisinden emir almadan yerlerini terk etmemelerini tembih etmişti. Şiddetli savaşın sonunda Müslüman ordusu kazanarak toparlanma hazırlığı içerisine girmekteydi. Savaş ganimetleri toplanmaya başlamıştı.

Halid b. Velid Savaşın Seyrini Değiştirdi

Okçuların başında olan Abdullah arkadaşlarını uyarmasına karşılık okçu birliğin çoğunluğu da savaş ganimeti toplamaya katıldı. Ayneyn tepesinde sadece Abdullah ile birlikte toplamda 10 kişi kalmıştı. Halid o anda karşı tarafta neler olduğunu fark etti ve hemen bütün adamla­rını, okçuların bulunduğu yere doğru yöneltti. Abdullah ve adamları onları ilk önce oklarıyla durdurmaya çalıştı­lar. Daha sonra kılıç ve mızraklarıyla, ölünceye dek sa­vaştılar. Bu on müslüman okçudan hiçbiri hayatta kalma­dı. Tepenin arkasından dolaşan Halid, adamlarını Müslü­manların en yoğun olduğu bölgeye arkadan saldırttı. İklime de onun gibi yaptı. Mekke ordusunun süvarileri, korunma­sız mü’min saflarına çok kayıplar verdirdiler. Ali ve arka­daşları artık yüzlerini yeni düşmana çevirmişlerdi. Kaçan kâfirlerden bir kısmı da gelip mü’minlere arkadan saldı­rıyordu. Savaş naraları birden bire değişti ve Kureyşlilerin «Ey Hubal, Ey Uzza» sesleri alanı doldurdu. 

Birçok ibretlik hikâye barındıran Uhud Savaşı’nın en can alıcı noktası ise burası olmaktadır. İki ateş arasında kalan Müslüman ordusu Uhud Savaşı’nda büyük bir yenilgi aldı. Müslümanlar, aralarında Resulullah (AS)’ın amcası Hamza’nın da bulunduğu 70 şehit vermişlerdi.

Uhud Savaşının Sonuçları

Uhud Savaşı ibretlik bir savaş olarak tarihe geçmiştir. Bir savunma savaşı olan Uhud Savaşı’nda çeşitli kahrmanlıklar, yiğitlikler, fedakarlıklar bakımından çok çeşitli hikmetli olaylarda cereyan etmiş bu savaşta Peygamber Efendimizin dişi kırılmış ve yanağı yaralanmıştır.

Savaş sonucunda Hz Hamza ile birlikte 70 Müslüman şehit olmuştur. Bu şehitler arasında savaşa girmeden hemen önce Müslüman olan sahabe de bulunmaktadır. Uhud Savaşı şehitleri arasında Medine’nin manevi fethini gerçekleştiren Musab bin umeyr de bulunmaktadır. Uhud Savaşı’nın sancaktarı ve yiğit savaşçısı olarak şehadeti karşılamıştır. Hz. Hamza’nın şehadeti büyük üzüntü ve matem havası oluşturmuştur.

Müslümanların içerisinde bulunan ikiyüzlü münafıkların ortaya çıkması savaşın kaybedilmesinde etkili olmuştur. Savaş başlamadan önce savaşa gitmekten vazgeçen münafıkları tanıyarak onlara karşı daha temkinli olmayı öğretmişlerdir. Bu durum Müslüman ordusunun daha güçlü ve daha olan dolu bir mücadele vermesinde etkili olmuştur.

Peygamber Efendimizden emir almadan yerini terk eden okçular ise savaşın kaybedilmesine neden olmuştur. Emre itaat etmek yerine dünya malına savaş ganimetlerine düşmek ise mağlubiyetle sonuçlanmıştır. Hem mağlubiyet hem de çok sayıda şehit verilmesinin sebebi okçuların emre itaat etmemeleri olmuştur.

50% LikesVS
50% Dislikes

Bir Cevap Yazın