Umman Sultanlığı 

Umman Sultanlığı 

Güneybatı Asya’da, Arap Yarımadası’nın güneydoğusu kıyısında yer alır. Kuzeybatıda Birleşik Arap Emirlikleri, batıda Suudi Arabistan, güneybatıda ise Yemen ile sınır komşusudur. Güneyde ve doğuda Hint Okyanusu, kuzey doğuda ise Basra Körfezi ile çevrilidir.  Başkenti Muskat’tır.  Ülkenin Yüzölçümü 309.501 km² dir.  Ülkenin para birimi; Umman Riyali-OMR dir. Suudi Arabistan’la 676 km, Birleşik Arap Emirlikleri 410 km ve Yemen’le 288 km boyunca sınırı bulunan ülke Ortadoğu topraklarına yerleşmiştir. Kıyıda sıcak ve nemli, iç kısımlarda sıcak ve kuru iklim görülür. Petrol, Bakır, asbest, mermer, kireçtaşı, krom, alçıtaşı, doğal gaz ülkedeki başlıca doğal zenginliklerdir.

Ortalama nüfusu 4.829.473 kişi olan Umman’da nüfusun çoğunluğu Ummanlıdır. Çalışmak gelen işçiler genellikle Pakistan, Hindistan, Bangladeş gibi Asya ülkelerinden çalışmaya gelmiş 1.500.000 milyon göçmen kesimi vardır. Ülkede başlıca din İslam, dil Arapça’dır.

Umman Sultanlığının Tarihi

Ülke tarihi Farisilerin bölge gelmesi ile başlar daha sonra  Araplar bu bölgeye göç etmeye başlamış Hz. Peygamber zamanında İslam burada yayılmış ve gelişmiştir  İbadiliğin merkezi olan bu bölgede Emevi ve Abbasî yönetimleri burada hakimiyet kurmakta zorlanmışlardır. Kirmani Selçukluları, Nebhaniler, Salgurlular gibi çeşitli devletlerin hakimiyeti altına da giren Umman, bütün bu dönemler boyunca deniz ticareti ile önemli bir liman olmuştur.  

16. yüzyıl başlarında Portekiz Umman kıyılarına çıkarak Muskat’ı ve sahildeki diğer bazı bölgeleri işgal etmiştir. 1521’de Osmanlı İmparatorluğu donanmasının kısa süreliğine eline geçmiş Maskat,1581 ile 1588 yılları arasında yeniden Osmanlı kontrolüne girmiştir. Daha sonraki dönemlerde Portekiz egemenliği devam etmiş, 1624’te imam seçilen ve kabile çatışmalarına son veren Nasr bin Mürşid’in Portekizlileri bölgeden çıkarması ile son bulmuştur.

17. yüzyılda İngiltere bölgeye gelmiştir. Yakın döneme kadar İngiltere’nin Umman üzerindeki nüfuz ve hakimiyeti, Umman’daki geleneksel saltanatla birlikte varlığını sürdürmüştür. Umman, 1951 yılında bağımsızlığını ilan etmiş olsa bile İngiltere iç karışıklıklardan yararlanarak Umman üzerindeki hakimiyetini devam ettirmiş ve nihayet 1970’te mevcut devlet başkanı Kabus bin Said, babasını tahttan indirerek yönetime el koymuştur. O zamanında Umman Arap Birliği üyesi olmuştur. 

Siyasî Durum

Umman 4 valilik (muhafaza) ve 5 bölgeye ayrılmıştır. Valilikler: Maskat, Musandam, Dofar, Al Buraymi. Bölgeler: Ad Dakhiliyah, Al Batinah, Al Wusta, Ash Sharqiyah, Az Zahirah (Ad Dhahirah). Bu eyalet ve bölgeler, toplam 59 adet vilayetten oluşmaktadır.

Sultan, devlet işlerini kendisinin seçtiği bir kabineyle yürütür. Bu kabine dört yılda bir, sultan tarafından seçilen 84 üyeli bir Danışma Meclisidir. 2015 yılında Şura Meclisi seçimleri yapılmış, seçimlere katılım oranı %56,66 olarak gerçekleşmiştir. Devlet Meclisi ise atama yoluyla gelen temsilcilerden oluşmaktadır. Konsey yasamadan çok danışma niteliğine sahiptir. Sultan devletin başını temsil eder, dış politika ve savunma politikaları doğrudan sultana bağlıdır. 

Umman sahip olduğu jeo-stratejik konumdan dolayı bölgesel ve küresel ölçekte birçok devlet için kayda değer bir potansiyel taşımaktadır. Aynı zamanda 1970 yılından bu yana ülkede istikrarlı siyasî ve ekonomik göstergeler devam ederken, bu istikrarı zedeleyecek herhangi bir siyasî ya da askerî bir krizle karşılaşılmamıştır.

Umman’da Gezilebilecek Yerler

Ekonomik Durum

Umman, ekonomisi esas itibariyle petrole dayanmaktadır. Diğer bölge ülkeleri gibi petrol, ihracatın %95’ini teşkil etmektedir. Ancak ülkede petrol ve doğalgaz kaynakları kısıtlı olduğundan, ekonominin çeşitlendirilmesi yönünde politikalar geliştirilmektedir. Özellikle petro-kimya sanayii, plastik sanayi, transit ticaret, lojistik ve turizm sektöründe çeşitli yatırımlar yapılmaktadır.

Ülkede sanayi sektörü ön planda olmadığından, diğer ihraç malları tarım ürünlerinden ibarettir. Bunların başında hurma, misket limonu ve nar gelmektedir. Başlıca ithal malları pirinç, buğday, un, süt, araç ve araç parçaları, elektrikli eşyalar ve yapı malzemeleridir. Umman en çok İngiltere, Hindistan ve Körfez ülkeleri ile ticaret yapmaktadır. 

Hızlı nüfus artışı, azalan üretim düzeyi ve petrol kaynaklarının sınırlılığı, geçmiş yıllarda Umman ekonomisini epey zora sokmuştur. İşsizliğe dair kaygılar ve petrole olan aşırı bağımlılık sebebiyle ekonomi politikalarında “Ummanlılaştırma” adı verilen yabancı işgücünün yerli işgücü ile değişimi, petrol gelirlerinin GSYİH içindeki payının %9’a düşürülmesi ve doğalgaz payının %10’a çıkarılması gibi hedefler belirlenmiştir. Özellikle petro-kimya, plastik sanayii ve turizm sektörlerinde çeşitli atılımlar yapılmaktadır.

Umman Yemek Kültürü Birkaç Örnek

 

Umman-Türkiye İlişkileri

1970 yılında bağımsızlığını ilan eden Umman, aynı yıl ülkemiz tarafından tanınmış ve iki ülke arasında diplomatik ilişkiler 1973 yılında tesis edilmiştir. Türkiye – Umman ilişkileri değişik jeopolitik sebeplerden dolayı istenilen seviyede değildir. Özellikle inşaat-elektrik malzemeleri, mobilya, aydınlatma ekipmanları, petrol ve doğalgaz ekipmanları, makine ve gıda sektörlerinde ihracat için ciddi bir potansiyel söz konusudur. İhracat olasılığı yüksek olan diğer sektörler ise oto yedek parça, ayakkabı-terlik ve tekstil-hazır giyimdir.

Müslümanların Durumu

Umman Müslümanlarının %70’ini İbâdîler oluşturmaktadır. Hâricî fırkalarının en mutedili ve günümüze ulaşan tek kolu olarak tanımlanan İbâdîlik, 1820’den önce ülkede sultan olmanın da şartlarından biri olarak kabul edilmiştir. Silahlı mücadeleyi yöntem olarak kabul etmeyen İbâdîler, Hicrî 68 yılında vefat eden kurucuları Abdullah Bin İbad dolayısıyla bu adı almışlardır. Günümüzde ülkeni yerli Müslümanları arasında yaygın olan İbâdîlik, temizliğe verdiği önemle öne çıkmaktadır.

Ülkeye çalışmak için farklı ülkelerden gelen unsurlar arasında da önemli oranda Müslüman nüfus bulunmaktadır. Yerli Müslümanlar sosyo-ekonomik açıdan daha avantajlı konumda olmakla birlikte, işçi konumundaki yabancı Müslüman unsurlar barınma, eğitim, güvenlik vd. alanlarda önemli sorunlarla karşı karşıyadır.

Arap Baharı sürecinde bölgedeki diğer ülkelerin pek çoğunun aksine, Umman’da ülkeyi kaosa sürükleyecek bir süreç gelişmemiş, bazı düzenlemeler yapılarak halkın talepleri belirli düzeyde karşılanmıştır. (İnsamer)

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın