Vakt

Vakt, gerçekleşme ihtimali olan bir hadisenin gerçekleşmesi kesin olan bir hadiseye bağlı olması durumudur. Gerçekleşmesi kesin olan hadise, gerçekleşmesi ihtimal dahilinde olan vaktidir.

Örneğin sen “Sana ay başında geleceğim” dersin. Burada “gelme” olayı ihtimalli “aybaşı” ise kesindir. Buna göre  aybaşı gelişin “vakti” olmaktadır.

Vakt, insanın içinde bulunduğu, yaşıyor olduğu andır. Bir başka değişle “şu’an”dır. Hak yolcusu vaktini zayi etmeden hayırlı işlerle meşguliyetle geçirir. Onun için önemli olan gelecek değil bulunduğu andır.

Kul Allah’ın rızası içinde olup olmadığını ön plana alarak yaşamalıdır. Akıllı kimse hiçbir zaman vaktini boşa harcamaz iradesini Hakka vererek devamlı hayır işleri ile meşgul olmalıdır.

Kaşani şöyle söylüyor: ” Vakt, İçinde bulunduğun zamandaki halindir Eğer bu halde Allah’ın bir sınavı ile karşı karşıya kalmış isen, Rıza ile teslim olmalısın ki vaktin hükmüyle olasın. Kalbine  Hak’tan Başka bir şey gelmesin. Hakkın tasarrufu işinle, kazancın ile ilgili bir şey ise kendini ilgilendirene bak, Maziye, istikbale dalma. Çünkü Maziyi telafiye çalışmak, halin de zayi olmasına sebep olur. istikbali düşünmek de öyledir. Zira belki müstakbele yetişemezsin, Hali de kaybetmiş olursun. Bundan dolayı muhakkikler: Sufi vaktin oğlu olmalıdır demişlerdir” Islahatus sufiyye, sayfa 53

KUŞEYRİ RİSALESİ

İbrahim Hakkı Hazretleri de şu şekilde bir şey söylemiştir.

Maziye göçüp kalma,

hal ile dahi olma,

müstakbele hem dalma,

Mevla görelim neyler,

Neylerse güzel eyler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir