Velilere Uymak

Bismillahirrahmanirrahim

14. Makale: Velilere Uymak

Sen nefsine, kötü arzularına taptıkça , velilerin derecesine çıkmayı isteme… Halbuki onlar yalnız Mevlaya kulluk ederler. Senin istediğin dünya, onlarınki ise ukba… Sen yalnız bu dünyayı görürsün, onlar yerin, göğün sahibini görürler. Sen halkla ünsiyet edersin, onlar daima Hak la olurlar…

Senin kalbin, yerdekilere bağlı; onların kalpleri arşa bağlıdır. Sen gördüğünü tuzağa düşürmek istersin, onlara gelince, senin gördüklerine iltifat etmezler. Yalnız yaratanı görürler ve Onun emirlerine uymaya bakarlar.

O, Allah dostları, bulacaklarını Hak’la buldular, ereceklerine erdiler. Sana gelince; zavallı bir halde, şehvetine uydun kaldın.. Yalnız dünyayı ve arzularını gördün. Halbuki onlar; halkı, arzularını, temennilerini bırakarak bu yola girdiler. Yüksek derecelere bu sayede erdiler. Onları bu makama, yaptıkları, ibadet, taat, sena götürdü.

Bu da onlara Allah’ın ihsanıdır, ki istediğine verir. Onlar; ibadete, taata; Allah’ın yardımı ve verdiği kolaylıkla, bıkmadan usanmadan koştular. İbadet onlara ruh oldu… Manevi bir gıda oldu. Onlar, bu hale devam ettiklerinde dünya başlarına bela oldu. Bir felaket halini aldı. Fakat onlar bunu duymadılar. Kendilerini cennet evinde gördüler. Onlar her şeyin evvelini aradılar, şimdiki haline aldanmadılar.

Hak Taala onları evvelden niçin yarattı ve neyi anlattıysa onu öğrenmeye çalıştılar. Yer onların hürmetinde durur. Sema onların duası ile açılır. Ölüm, onların kararı ile olur. Bu salahiyeti onlara mevla vermiştir.

Padişah onları yerin düzeni için yaratmıştır, yer yüzünü onlarla bezetmiştir. Onlar hep birden dağlar gibidirler. Hakka giden yollar bunlar arasından açılmıştır. Malı, mülkü gaye edinip, bunlardan kaçana merhamet yoktur. Onlar, yer yüzündekilerin hayırlısıdır. Yer, gök baki kaldıkça onlara selam ve saygılar olsun…

Kaynak: Futuh’ul Gayb, Abdülkadir Geylani

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir