Velinin Allah ile beraber olma makamı

Velinin Allah ile beraber olma makamı

 

Bir hac zamanında Beyazid-i Bestami hazretleri Hac etmek için Mukaddes topraklara gitmişti. Haccını eda ettikten sonra Ebu Kubeys dağına tırmandı niyeti orada rabbi kereminden rahmet ve inayet tecellilerine mazhar olmak istiyordu. Onun hemen ardından Üç zat daha bu dağa tırmandı ve gelip yüce pirin huzurunda yer aldılar. 

 

Onlardan biri dedi ki:

– Ey erler! Allah’ın veli kullarının velâyet derecesinde makamı nedir?

 

Bir diğeri ona cevap verdi:

– Kişinin velâyetteki makamı, Allah’ın kendisinden hoşnut olmasıdır. İsterse suya gömülüp hapsedilsin, isterse ateşe atılsın.. O hep bu hallerde Allah rızasını kazanmaya çalışır..

 

Yine onlardan biri sordu:

– Ne dersin, velinin Allah ile olan makamı nasıldır?

 

Cevap verdiler:

Gökler tunç kesilip yağmur indirmese, yeryüzü demir olup bir şey bitirmese, onun kalbine Allah’ın vadettiği şeylerde en küçük bir şüphe ve vesvese arız olmaz…

 

Üçüncü zât da dedi ki:

Allah ile olmanın makamı nasıldır?

 

Yine ona arkadaşları cevap verdi:

Allah onu çeşitli belâlara uğratsa ve her gün belâ taşları arasında ezip öğütse, kalbi Allah ile beraber olmaktan değişmez…

 

Bu üç zatın konuşmalarını dikkat ve hassasiyetle dinleyen ariflerin sultanı :

– Ey pirler, buyurdu; ben sizin dediğiniz gibi demiyorum. Benim görüşüm bir başka..

 

Hep bir ağızdan haykırdılar:

Sizin görüşünüz nasıldır?

 

Cevap verdi:

Velinin Allah ile beraber olma makamı şudur: Eğer bu dağa: «Yerinden ayrıl!» derse, dağ yerinden ayrılır!..

Daha Bayezid-i Bestâmî Hazretlerinin sözü bitmemişti ki, Ebû Kubeys dağı yerinden oynamaya, hareket etmeye başladı.. Yüce pîr derhal dağa hitap etti:

– Ne yapıyorsun ey dağ!? Allah ile beraber olma sırrımı halka yaymak mı istiyorsun? Sakin ol ve yerinde dur!.. Dağ birden durdu… O üç zat hayretle bakakaldılar ve Bayezid-i Bestâmî’nin velâyet makamında nasıl bir dereceye eriştiğini anladılar…



100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın