YECÜC VE MECÜC

Yer yüzünde bozgunculuk çıkaracak Hz.Adem soyundan yüzleri cin benzemekte olan kavimlerdir. Kıyamet öncesi vuku bulacak bu hadise hakkında zayıf olmakla birlikte hadisler mevcuttur. İnsanlara saldıracak bu kavimlerden insanlar kaçarak yüksek yerlere sığınacaklardır. Yecüc ve Mecüc fitnesi Hz. İsa(as) duası ile boyunlarından çıkarılacak kurtla helak edilip cesetleri vasfı şekli belli olmayan büyük kuşlarla taşınıp bilinmeyen bir yere atılacaklardır.

YECÜC VE MECÜC İNSAN MIDIR? YOKSA BAŞKA BİR VARLIK MIDIR?:

Ahmed, İbni Harmele (ra)’den ki bu kişi Halid bin Abdullah bin Harmele’dir- rivayet etmiş, o da teyzesinin şöyle söylediğini bildirmiştir:

“Resulullah (a.s) akrep ısırması nedeniyle başının sargılı olduğu bir halde bize hitab etti ve şöyle buyurdu:
“Siz düşman yoktur diyorsunuz. Ancak Ye’cüc ve Me’cüc ortaya çıkıncaya kadar çarpışmaya devam edeceksiniz. Onlar geniş yüzlü, küçük gözlü, kızıl saçlı insanlardır. Bunlar bütün dere tepeden dökülürler, Yüzleri adeta cin yüzleri gibidir.”

Ä°lgili resimKURANDA YECÜC VE MECÜC’DEN NASIL BAHSEDİLMEKTEDİR?:

Yecüc ve Mecüc. Yüce Allah kitabında Yecüc ve Mecüc den iki yerde söz etmektedir.Bir yerde zülkarneyn’in bazı toplumları Yecüc ve mecüc’ün bozukluğundan korumak için inşa ettiği seddin yapılması ile ilgili bilgi verirken söz etmekte ve şöyle buyrulmaktadır:

“Dediler ki: “Ey Zülkarneyn! Bu memle-kette Ye’cüc ve Me’cüc bozgunculuk yapmaktadırlar. Bizimle onlar arasında bir sed yapman için sana bir bedel ödesek kabul eder misin?” Kehf: 94

Yecüc ve Mecüc (un sedleri) açıldığında, onlar her bir tepeden akın ederler” Enbiya: 96

YECÜC VE MECÜC ÇIKIŞ ZAMANI İLE İLGİLİ BİLGİ VARMIDIR?:

Buhari ve Müslim, Ebu Hureyre (r.a)’den rivayet etmişlerdir:
“Resulullah (a.s) şöyle buyurdu:
“O günde şu şekilde Ye’cüc ve Me’cüc’ün suru açılır.”-Resulullah (as) bunu söylerken, eli ile doksan işareti yaptı-.”

Yecüc ve Mecüc Zülkarneyn ve onun yapmış olduğu set ile ilgili birçok müfessir değişik açıklamalarda bulunmuşlardır farklı görüşler olmasına rağmen ortak bir nokta şudur Yecüc ve mecüc’ün Hz İsa’nın ineceği zamanda Şam civarında ortaya çıkacağı ve onlara onların ortaya çıkmalarının kıyametin belirtisi olduğudur.

Ä°lgili resimYECÜC VE MECÜC ÖLÜMSÜZMÜDÜR? NASIL YOK OLACAKLAR?:

Nebi (Sav) şöyle buyuruyor:

“Ye’cüc ve Me’cüc, setti her gün kazarlar. Nihayet güneşin ışığını görmeye yaklaştıkları vakit başlarında bulunan kişi:

−Haydi, geri dönün, onu yarın kazacağız, der. Allah-u Teâlâ da setti eskisinden daha sağlam bir hale getirir. Nihayet süreleri dolup da Allah-u Teâlâ onları insanların üzerine göndermeyi dileyince yine setti kazarlar. Güneşin ışığını görmeye yaklaştıkları vakit başlarında bulunan kişi:

−Haydi, dönünüz, inşallah yarın kazacağız, der.

Onlar da:

−İnşallah, derler.

Sonra ertesi gün yine settin yanına gelirler ve bıraktıkları vaziyette bulurlar. Yani açtıkları gedikler olduğu gibi kalır, onlar setti kazarak insanların üzerine çıkarlar. Ulaştıkları suyu içip bitirirler. İnsanlar onlardan korunmak için kalelerine sığınırlar. Bunun üzerine onlar oklarını göğe atarlar. Okları üzeri kanlı olarak geri döner.

Bunun üzerine onlar:

−Yeryüzü halkını katlettik, gök ehline galip geldik, derler. Sonra Allah onların boyunlarına musallat olacak deve kurtları gönderir ve onları bununla öldürür. Canım elinde bulunduran Allah’a yemin ederim ki yerdeki hayvanlar, onların etleriyle semizlenecek ve memeleri sütle dolacaktır.” İbni Mace 4080

Nevvas bin Sem’an (Radiyallahu Anh) hadisinde geldiği gibi, onlar Taberiye gölüne uğrarlar ve o gölü tamamen içip bitirirler. Allah-u Teâlâ, İsa (As)’a, Müslümanları Tur dağında korumasını vahyeder. Çünkü Ye’cuc ve Me’cuc’la savaşmaya kimsenin kudreti yoktur. Sonra boyunlarında çıkan bir kurtla Allah (Azze ve Celle) onları helak eder. Onlar tek bir canın ölmesi gibi toptan ölürler. İbni Mace 4076

Nevvas bin Sem’an (Radiyallahu Anh) hadisinde Rasulullah (Sav) şöyle anlatmıştı:

‘Sonra Allah’ın Nebisi İsa ve ashabı, yeryüzüne inerler. Yeryüzünde Ye’cuc ve Me’cuc’un leşleri ve pis kokularıyla kaplanmamış bir karış dahi yer bulamazlar. Sonra İsa ve ashabı Allah’a yakarırlar. Allah azze ve celle develerin boyunlarına benzer kuşlar gönderir de o kuşlar, leşleri Allah’ın dilediği bir yere taşırlar.

Sonra Allah-u Teâlâ bir yağmur gönderir ki o yağmur dümdüz etmediği ne kıldan yapılmış ne de kilden yapılmış bir ev bırakır. O yağmur, yeryüzünü yıkar, hatta ayna gibi yapar. Sonra yere; ‘meyvelerini bitir, bereketlerini geri getir denir.’

İşte o zaman Rasulullah (Sav)’in: “Mesih’ten sonra ki yaşam ne mutlu’ buyurduğu zaman gelmiştir.”

YECÜC VE MECÜC TÜRKLER MİDİR?:

İbni Kesir, ‘en Nihaye’de şöyle söylemiştir:
“Sahih’te bildirildiğine göre Yecüc ve Mücüc, Hz. Adem (as)’ın soyundan ve Türk kavminden iki guruptur.”

İlim adamlarının bütün araştırmaları, Ye’cüc ve Me’cüc kavimlerinin Hz. Adem (a.s)in zürriyetinden ve Yasef bin Nuh’un soyundan geldiğini göstermektedir Yasef bin Nuh soyundan gelen kavimlerin arasına ise Rumlar, Türkler
Arı ırk ve Çin ırkı girmektedir. Bu tespite göre Hindistan ve Çin halkları. Doğu Asya halkları ve Avrupa halklarının çoğunluğu, Yasef bin Nuh soyundandır.

Öyleyse büyük bir kalabalıkla Şam diyarına saldıracak olan topluluklar Ye’cüc ve Me’cüc kavimleridir. Bunların kimler olduğu üzerindeki ihtimaller çoktur, ancak onların, doğu tarafından gelecekleri kuvvetli ihtimaldir.

Zulkarneyn’in inşa etmiş olduğu sur ve Ye’cüc ve Me’cüc hakkında asılsız bir çok rivayetler nakledilmiştir. Bu konularla ilgili bir takım zayıf rivayetlere rastlanılmıştır, Kuvvetli bir araştırma yapılması halinde, elde edilecek bilgilerin ışığında Kuran-ı Kerim ayetlerinin ve Resulullah (a,s)’in sahih ve hasen hadislerinin daha açık ve net
bir şekilde anlaşılması mümkün olacaktır.

Türk ismi genlde Türkistan dağlarının arkasında oturan topluluklar için kullanılmaktadır. Kaynaklarda geçen Türk ismi ile bugün bilinen ve yaygın olan Türk kelimesi arasında herhangi bir bağlantı kuramayız. Bugün Türk ismi, Şam
beldelerinin kuzeyinde Küyük Asya’da oturan halklar için kullanılmaktadır. Bu alanlarda müslüman Türkler yaşamaktadır. Bunlar, İslam’a ve müslümanlara hizmet konusunda büyük roller üstlenmişler, önemli işler başarmışlardır. Bunlar İslam ümmetindendirler. Dolayısıyla ilim adamlarının, Türklerin kafirleri hakkında söylemiş oldukları sözlerin, bunlarla herhangi bir ilgisi yoktur.

Ä°lgili resim

YECÜC VE MECÜC’E ÇEKİLEN SETİN YERİ BELLİMİDİR?:

Zülkarneyn Ege kıyılarında İzmir şehrine yakın olan Sardiz bölgesini ele geçirdi. Güneşin akşam vaktinde burada gözeye benzer bir şekil aldığını gördü.  “Nihayet güneşin battığı yere varınca, onu kara bir balçıkta batar (gibi) buldu. Orada bir kavme rastladı. Bunun üzerine biz, “Ey Zülkarneyn! Onları ya cezalandıracak veya haklarında iyi davranma yolunu seçeceksin” dedik. Kehf: 86

Zülkarneyn Kuzey tarafına doğru gerçekleştirdiği üçüncü seferinde ise. “Sonra yine bir yol tuttu. Nihayet iki dağ arasına ulaştığında bunların ötesinde nerede ise hiçbir sözü anlamayan bir kavim buldu.” Kehf: 92-93

Karadeniz ile Hazar Denizi’nin arasında sıralanmış Kafkas Dağlarının bulunduğu bölgede bir geçidin olduğu yere geldi. Kafkas sıradağları adeta Tabii bir duvar şeklinde ve özelliğinde idi. Bu dağlar sadece bir Geçit dışında güney ve kuzey arasındaki bağlantıyı kesmektedir. Kuzey ile güney bağlantısını sağlayan geçit ise sıra dağların arasında bulunan dar bir geçittir. Bu geçit günümüzde Daryal Boğazı (geçidi) olarak adlandırılmaktadır. Günümüzde atlaslarda Burası Vladi Koukas ile Tiflis arasında görülmektedir. Bu geçitte geçmiş zamanlarda yapılmış olan ve halen varlığını sürdüren Demir bir sur bulunmaktadır. bu surun Zülkarneyn tarafından yapılmış olan Sur olduğunda şüphe yoktur. Kuranı Kerim’de zülkarneyn’in bina etmiş olduğu Sur ile ilgili olarak belirtilen özellik ve nitelikler buradaki surun özellikleri aynen uyuşmaktadır.

Nitekim Kuranı Kerim’de: “Surun inşasında demir kütleleri kullanıldığı. Ve bu kütlelerin birbirine yapışması içinde üzerine eritilmiş bakıp döküldüğü ve böylece demir kütlelerin arasında bir boşluk bırakılmadığı bildirilmekte. Kuranı Kerim aynı zamanda bu surun İki dağ duvarının arasına bina edildiğine işaret edilmektedir.  Bu özelliği Daryal geçidinde görebilmekteyiz. Bu geçit iki yüksek dağ duvarın arasında bulunmaktadır. Söz konusu Demir sur inşa edilerek İki dağ duvarı birleştirilmiş ve böylelikle bunların arasında açık olan yolun (geçidin) önü kapatılmıştır. bu bölgeye Türkler Demirkapı ismini vermişler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir