Yeşil Kubbe Üstündeki Pencere 

Yeşil Kubbe Üstündeki Pencere 

Medine”de Mescidi Nebinin Hücreyi Saadet kısmının üzerinde bulunan Kubbeyi Hadra- Yeşil Kubbe üzerinde bir küçük pencere bulunur. Peygamber Efendimizin Kabri Şerifinin (ﷺ) baş hizasında, yağmur ve güneş ışığı alan ve tek açık olan penceredir. Resulullah (ﷺ) ’ın gökyüzü ile teması için bırakılmıştır. Başka hiç bir yerden kabirlerin içerisine görmek mümkün değildir. Her yer örülü, kabirlere açılan odaya kapı ve pencere konulmamıştır.

Hz. Aişe (r.a.h.) Validemiz zamanında Medine’de çok zorlu bir kıtlık yaşandı. Uzun süre Medine’ye yağmur yağmadı. Tarlalar kurudu, sular kesildi. Şiddetli bir kuraklık meydana geldi. Yağmur duasına dahi çıkıldı fayda vermedi. Medineliler çareyi Hz. Aişe (r.a.h.) Validemize müracaat etmekte buldular. Heyet Hz. Aişe Validemize “Medine’de şiddetli bir kıtlık var, ne yaptıysak Allah bir damla yağmur indirmedi. Her şey telef oldu. Bizim durumumuza bir çare” dediler.

Hz. Aişe Validemiz gelen Medineli heyeti dinledikten sonra “ Siz yoksa Peygamberimiz (ﷺ) ile semanın, gökyüzünün arasını mı örttünüz, kapattınız. Yoksa Peygamberimizin kabrinin sema ile bağını mı, buluşmasını mı kestiniz” dedi.

Bunun üzerine Medineli heyet “Evet, güneşten, yağmurdan ve dış etkenlerden korumak için böyle bir şey  yaptık, Hurma lifleri ile kabrin odasının üstünü kapattık” dediler. Bunun üzerine Validemiz ;Hemen tez hareket ederek onun üzerini açın, eğer onu sema ile buluşturmazsanız, Sema size bir damla yağmur indirmez” dedi. Gittiler ve Peygamber Efendimiz (ﷺ) baş hizasında yukardan üzerini açtılar. Tam baş hizasında açılan bu pencere ile Kabri Şerifi sema ile buluştu.

Bundan sonra Medine’ye üç gün yağmur yağdı. Bu seneye de bolluk senesi dendi. O yüzden daha sonra yapılan Yeşil Kubbe üzerinde bu pencere açıldı, içerdeki ilk kubbede bulunan pencerenin tam üstünde, semaya bakmaktadır. O yüzden bu pencere hiç kapatılmaz. Sadece kuşların girmesini önlemek için tel örgü çekilmiştir. Buna rağmen bir defasında içeri bir güvercin düşmüş ve ölmüş, onu çıkartmak için buradan aşağı bir salih kişi ayaklarından bağlı sallandırılarak indirilmiş ve ölen kuşu çıkartmıştır. Kabirleri gören Semhudi’den başka bu kişi olmuştur. İçeride ne gördün sorusuna ” balık sırtı yapılmış arka arkaya yatan üç kabir ve ince sarı olan topraklarını gördüm” demiştir.

Pencereden İçeri Sokulan Çocuk

Ayrıca Anlatılan Bir Olay daha mevcuttur: Temizlikle görevli olan işçiler belirli bir zaman çizelgesi içinde hareket ederek Hz. peygamber (ﷺ) efendimizin bulunduğu yere girerek temizlik yaparlar. Yukarı kısımlarda yapılan havalandırma sisteminin borularının bulunduğu yerde bir kuş ölüsünden işçiler onun ölüsünü almak için içeriye girilmesi gerektiği için tereddüt ediyorlar. Kuşu gördükleri halde nasıl yapalım diye istişare ediyorlar ve Efendimizin (ﷺ) kabrinin bulunduğu yere girmek için bir Allah dostuna bu durumu soralım ve kendileri nasıl buyururlarsa ona göre hareket edelim diye karar alırlar. 

Allah dostu olduğuna inandıkları bir zata bu konuyu açıyorlar o zatta kendilerine: İçeriye akıl baliğ olmamış bir çocuğu sokun 6 yaşında 7 yaşında bir çocuk olsun o zaman kuşu alırsınız.

Çocuk bulunur ve içeriye sokulur çocuk 5 dakikalık gözle görülen kuşu alıp gelmesi yarım saat sürünce telaşlanılıyor neyse ki bu sürenin sonunda çocuk bir elinde salkım üzüm bir elinde de o kuş ve bir yanağı hafiften kızarmış şekilde oradan çıkıyor.

Herkes bir şaşkınlık yaşamaktadır. Çocuğa soruyorlar:

-Evladım biz sana kuşu alman için içeri gönderdik. Ama görüyoruz ki senin elinde bir üzüm salkımı var bunu içerden nasıl aldın? Yanağında ki kızarıklık nasıl oldu?

-Efendim,  ben içeri girdiğimde 5 amca oturuyordu. Muhammed (ﷺ) isminde bir amca vardı, Ebubekir (Ra.) isminde bir amca vardı, Osman (Ra.) Ali (Ra.) Ömer (Ra.) vardı. Ortalarında üzüm tabağından yiyorlardı. Bana sordular:

– Evladım gel bakalım ne için geldin buraya? 

Ben de dedim ki;

-Dışarıdan amcalar beni gönderdiler. İçeride ölmüş olan kuşu almam için ve sizlerle karşılaştım. Efendimiz (s.a.v) de “hafiften” yanağını sıkıyor. Ve diyor ki;

-Git o dışarıdakilere söyle: Çok sıkı sarılsınlar, birlik ve beraberlik içinde olsunlar. Birbirlerine sıkı sarılsınlar ve güzel yarınlara ulaşmak için güzel şekilde kul hakkına riayet etsinler ve bunu başarmak için çalışsınlar, buyurmuş. Diye anlatılan bir olayda suud arşivlerine girmiştir denilmektedir. Allahu Alem

“Bir ben değil alem, Sana aşık Efendim.”

 

 

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın