Y(ol)da Ol

Y(ol)da Ol

Yola çık, yoldan çıkma! 

Bulmak için çıkmak lazım yola, olmak için ve bilmek için çıkmak lazım. Yola çıkmadan neyi bulabilir ki insan? Sadece bulduğunu zanneder, olduğunu ve bildiğini zanneder. Halbuki bilmez ki bulduğu, bildiği ve olduğunu zannettiği sadece zândır. Bu yolda zânna, şüpheye yer yoktur. 

Teslimiyet yoludur bu yol. 

Bu yol engebelidir, taşlıdır, bu yolda olanların gözleri yaşlıdır. Bu yolun başı zahmet, sonu rahmettir. Bu yolda engel çoktur, bu y(ol)da olmak için yolun kendisi olmak lazımdır. Bu yola akılla çıkılır, sonra akıldan çıkılır. Bu yolda ki engelleri zannetme ki kolay aşarsın, yolda ki asıl engel sensin ilk kendini aşasın. Yola çık, yol açık sen yeter ki adım at, şeytandan ve şeytanlaşmış olan insanlardan uzak dur! 

Bu yol cenk meydanıdır en azılı düşmanın nefsindir, seni kimi zaman ailenle, kimi zaman dostların, akrabalarınla, sevdiğin her şeyle sınar. Seni sen ile sınar. Bu yola çıktın mı taş engeldir bu yolda baş gerekir. Taşlaşmış kalbinden ve insanlardan uzak dur! Bu yolda olmanın amacı keramet ise yanılırsın, bu yol istikamet yoludur. Uçmak, kaçmak ise derdin bak göğe kuşlarda uçuyor. Uçmaksa keramet kuşlar keramet sahibidir o vakit. 

Bu yolda makam, mevki, şan, şöhret bırakılır. Gönülde makam, mevki kalırsa sende yolda kalırsın unutma! Bak mezarlığa makamına, mevkisine güvenenler ne halde. Bu yolda hatırlananlar, unutulmayanlar makamını terk etmiş insanlardır. Unutma! Makamını terk edene makam verilir. 

Yunus Emre Hazretlerinin dediği gibi; 

“Sular hep aktı geçti, kurudu vakti geçti. 

Nice han nice sultan, tahtı bıraktı geçti. 

Dünya bir penceredir, her gelen baktı geçti…” 

Tahtı, makamı ölünce zaten bırakacaksın ey kâri! Ölüm gelmeden bırak bırak ki makam neymiş bilesin. Bu yola herkesle çıkılmaz, bu yola tekte çıkılmaz, bu yolu iyi belleyesin. Unutma! Yolda bırakmazlar alırlar seni…

Necip Fazıl üstadın dediği gibi;

Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;           

Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.

İçeride bir has oda, yeri samur döşeli;

Bu odadan gelsin diye çağrılmadan geçilmez.

Eti zehir, yağı zehir, balı zehir dünyada,

Bütün fani lezzetlere darılmadan geçilmez.

Varlık niçin, yokluk nasıl, yaşamak ne, topyekûn?

Aklı yele salıverip çıldırmadan geçilmez.

Kayalık boğazlarda yön arayan bir gemi;

Usta kaptan kılavuza varılmadan geçilmez.

Ne okudun, ne öğrendin, ne bildinse berhava;

Yer çökmeden, gök iki şak yarılmadan geçilmez.

Geçitlerin, kilitlerin yalnız O’nda şifresi;

İşte, işte o eteğe sarılmadan geçilmez!

|MeczupBirNeyzen

100% LikesVS
0% Dislikes

6 thoughts on “Y(ol)da Ol

  • 3 Haziran 2021 tarihinde, saat 21:59
    Permalink

    Yolda olmak, yolda ölmek, yolun neferi olarak diriltilmek duasındayız.. Çok güzel bi yazı olmuş kaleminize sağlık…

    Yanıtla
    • 4 Haziran 2021 tarihinde, saat 18:59
      Permalink

      Amin. Teşekkür ederim, faydalı olabildiysek ne mutlu.

      Yanıtla
  • 3 Haziran 2021 tarihinde, saat 22:02
    Permalink

    Başarılı bir yorum olmuş. Kalemine, güzel duygularına sağlık, hançerenden dökülen kelimeler kuvvet kardeşim. Gördüğüm kadarıyla bu yol açık…

    Yanıtla
    • 4 Haziran 2021 tarihinde, saat 19:01
      Permalink

      Teşekkür ederim. İnşaallah yolu açık olanlardan oluruz.

      Yanıtla
  • 3 Haziran 2021 tarihinde, saat 22:07
    Permalink

    Bu güzel yazıların devamını bekliyorum. Yolun var mı da, yoldaş bulamadım diye feryat ediyorsun.
    Biradaha ki yazınız yoldaş ile olursa sevinirim saygım ve sevgimle.

    Yanıtla
    • 4 Haziran 2021 tarihinde, saat 18:58
      Permalink

      Teşekkür ederim. Kelamımız yeter ise inşaallah yazmaya gayret edelim.

      Yanıtla

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: