Zikr-i Daim-Edep

28. Sohbet Zikr-i Daim-Edep

Ey oğul! 

Ben seni şeytanın arkadaşı ve halefi görüyorum. Nefsine karşı ondan emniyet içerisindesin. Onun sözüne güvenilir biri olduğuna inanıyorsun. O senin din ve takva etlerini yer. Sermayeni bitirir. Oysa bundan senin haberin yok.

Vah sana! 

Şeytanı zikr-i daim ile yanından defet ve kaçır. Zikr-i daimi bırakma. O düşmanı helâk eder, hezimete uğratır ve kırar. Cenâb-ı Hakk’ı (CC) dilinle bir kere zikredersen, kalbinle bir çok kere zikret. Yiyeceğini ve içeceğini değiştir. Her hâlinde vera sâhibi ol. “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm. Mâ şâAllah-ü kân. Lâ ilâhe illAllah-ü’l-melikü’l-hakku’l-mübîn. SübhânAllahi ve bi-hamdih. SübhânAllahi’l-azîm ve bi-hamdih” (1) diyerek şeytanı hezimete uğratmak için yardım al. İşte bu söz ile şeytan yenilgiye uğrar, hezimete uğrar, gücü kırılır, ordusu dağılır. 

İblis’in kürsüsü deniz üzerindedir, ama ordusunu kara tarafına gönderir. Onun gözünde hürmete en lâyık olan kimse Âdemoğlunun en fitne olanıdır. Sıradan birisi için tevbe nasıl farz ise, arif için de edep öylece farzdır. O nasıl edepli olmasın ki, o halkın Hâlık’a (CC) en yakın olanıdır. Hükümdarlarla cehalet üzere düşüp kalkanlar onların idam fermanına da yakındırlar. Her kim ki, edep sâhibi değildir, o, halkın da Hâlık’ın da (CC) nefret ettiği kimsedir. Hangi vakit ki, onda edep gözetilmemiştir, o vakit ölümdür. Allah-ü Teâlâ’ya (CC) karşı güzel edep üzere olmak icap eder.

Ey oğul!

Beni tanısaydın yanımdan ayrılmaz, nereye gidersem gideyim, bana tâbi olurdun. Yanıma gelmemenin ne demek olduğunu bilmiyorsun. Halbuki, seni bir işte istihdam edeyim veya etmeyeyim, senden bir şey alayım veya sana bir şey vereyim, seni fakirleştireyim veya zenginleştireyim, seni yorayım veya dinlendireyim… bunların hepsi eşittir. Bütün bunlarda asıl olan hüsn-i zan ve hâlis niyettir. Bunların ikisi de sende yok. O halde benim sohbetimle nasıl felah bulacaksın ve benim sözlerimden nasıl istifade edeceksin?

Allah’ım (CC)! 

Bu sözleri duymalarını onlar aleyhine bir hüccet, bir delil yapma. “Bize dünyada da, ahirette de güzellik ver ve cehennem azabından bizi koru.” 

(1) Güç ve kuvvet ancak, Yüce ve Azîm olan Allah’tandır (CC). Allah’ın (CC) dilediği olur. “Melik” (mülkün sâhibi), “Hakk” (gerçek) ve “Mübin” (apaçık) olan Allah’tan (CC) başka ilah yoktur. Allah (CC) noksanlıklardan münezzehtir, uzaktır, “hamd” (övgü) yalnıza O’nadır (CC). “Azîm” (yüce) olan Allah (CC) her türlü noksanlıktan uzaktır ve hamd yalnızca O’nadır (CC).

Kaynak: Abdulkadir-i Geylani (Ksa), Cilâü’l-hâtır

100% LikesVS
0% Dislikes

Bir Cevap Yazın