Zilhiccenin İlk On günü

Zilhiccenin İlk On gününe Tazim Ve Saygı

Demişlerdir ki, on güne ikram, tazim ve hürmet edenin ömrüne Allahü teâla bereket verir. Malini arttırır. Çoluk çocuğunu korur. Günahını af eder. Sevabını kat kat eder. Ölüm hastalığını kolay, kabrini nurlu, terazisini ağır eder. Alçaklıklardan kurtarıp yüksek derecelere kavuşturur.

Bunlar gibi on ikramda bulunur. Bu günlerde fakire sadaka veren, peygamberlere yardım etmiş gibi olur. Bu günlerde bir hasta müslümanı yoklayan, Allahü teâlâ’nın evliya kullarını ziyaret etmiş, dolaşmış gibi olur.

Bir cenazede bulunsa, Allahü teâlâ’nın ayını uğurlamış gibi olur. Bir mümine elbise giydirse, Allahü teâlâ ona Cennet hullesi ihsan eder. Bir yetimin gönlünü etse, Allahü teâlâ kıyamet günü onu Arşın gölgesinde bulundur. İlim meclisinde bulunsa, peygamberler meclisinde bulunmuş gibi olur.

Veheb bin Menbe (rahimehullah) bildirir ki, Adem(AS), yeryüzüne inince, kendinden meydana gelen zelle için altı gün ağladı. Yedinci gün üzüntülü, sessiz ve başı önünde olduğu halde iken: Ey Adem sendeki bu dayanamıyacağın kadar uğraşma ve meşakkat nedendir? diye gelen vahye, cevap olarak: «Ya Rabbi, musibetim büyük, zellem ise beni kuşatmıştır. Ben kerametten sonra zillet yerine düştüm. Saadetten sonra şekavet yerine uçtum. Sonsuzluktan ölümlülük yerine indim. Buna nasıl ağlamayayım!” diye arz ettiğinde

Allahü teâlâ: Ey Adem! Seni kendi sevgim için seçmedim mi? Sonra seni yarattıklarımdan üstün tutmadım mi? Muhabbetimi sana vermedim mi? Ey Adem, seni yed-ı kudretimle yaratıp meleklere sana secde ile emretmedim mi? Ey Âdem, sen benim sonsuz nimet ve rahmetimde olmadın mı? Bu durumda olduğun halde emrime uymadın, ahdimi, rahmet ve nimetimi nasıl unuttun? İzzet ve celalime yemin ederim ki, bütün yeryüzü insanlarla dolu olsa, hepsi de senin gibi gece ve gündüz aralıksız ve usanmadan tespih ve ibadet etseler ve sonra isyanda bulunsalar, ben onları asiler derecesine indiririm buyurdu.

Adem (As) Cebel-i Hind (Hind dağı. Seylan adasında) üzerinde Üç yüz sene böyle ağladı. Göz yaşlan vadiden akardı. Gözyaşlarından güzel ağaçlar büyürdü. Adem (As)’ın hali bu merkezde iken Cebrail (As), ey Adem, sen Beytullahı Harama git. Orada on günlerin gelmesini bekle. Sonra Allahü teâlâ’ya tevbe et ki Allahü teâlâ’nın senin zayıf haline merhamet eylemesi, umulur dedi. Adem (As) yürüyerek Beytullah’a geldi. Ayaklarını bastığı yerler, şehir ve mamur, iki adım arası sahra ve çöl oldu. Bazıları iki adımı arası üç fersahdı dediler. Beyt-i şerife gelince, yedi kere tavaf eyledi ve o kadar ağladı ki, göz yaşları yer üzerine aktı. İki dizine kadar göz yaşlarına battı.

Kurân-kerim’de Adem (As) hikaye ederek şöyle bildiriliyor: Senden başka ilah, senden başka mâbud yoktur. Sen her şeyden Münezzehsin. Sana hamd ederim. Kusur işledim, nefsime zulmettim. Beni mağfiret eyle. Mağfiret edenlerin en iyisi sensin. Bana rahmet eyle. Merhamet edenlerin en iyisi sensin», diye yalvardı, inledi. Bunun üzerine, Allahu teála Bakara süresi otuz yedinci ayet-i kerimesinde bildirildiği gibi: «Ey Adem, senin zayıf haline acıdım. Zelleni afv, tevbeni kabul ettim», diye vahy eyledi. Zilhiccenin ilk on gününün bereketiyle tevbesi kabul olup mağfirete kavuştu. Bunun gibi, Rabbine asi olup, nefsine uyan mümin, bu on günde Allahü teálâ’ya tevbe eder, ibadet ve taate koyulursa, Allahü tealâ ona rahmet eder. Onu mağfiret eder. ihsanda bulunur, Hatta rahmet ve fazileti ile onun günahını sevaba çevirir.

Kaynak:Gunyetüt Talibin Abdulkadir Geylani

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir