Zühd

ZÜHD:

Yaşadığın şu hayatta neyle karşılaşıyorsan meyletmeyip kendini kontrol etmek ona rağbet etmemek, ilgisiz ve soğuk davranmak, değersiz olduğunu kabul ederek ondan yüz çevirmek, terk etmektir. Baki varken fani heveslerin terki evladır.

لِكَيْلَاتَاْسَوْاعَلٰىمَافَاتَكُمْوَلَاتَفْرَحُوابِمَااٰتٰیكُمْوَاللّٰهُلَايُحِبُّكُلَّمُخْتَالٍفَخُورٍ

57.23 – Elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah’ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye (böyle yaptık.) Çünkü Allah, kendini beğenip övünen hiçbir kimseyi sevmez.

وَاذْكُرِاسْمَرَبِّكَوَتَبَتَّلْاِلَيْهِتَبْتٖيلًا

73.8 – Rabbinin adını an. (İbâdetinde Ondan başka herşeyden kesilerek) yalnız Ona yönel.

زُيِّنَلِلنَّاسِحُبُّالشَّهَوَاتِمِنَالنِّسَاءِوَالْبَنٖينَوَالْقَنَاطٖيرِالْمُقَنْطَرَةِمِنَالذَّهَبِوَالْفِضَّةِوَالْخَيْلِالْمُسَوَّمَةِوَالْاَنْعَامِوَالْحَرْثِذٰلِكَمَتَاعُالْحَيٰوةِالدُّنْيَاوَاللّٰهُعِنْدَهُحُسْنُالْمَاٰبِ

3.14 – Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar dünya hayatının geçim-liğidir. Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah’ın katındadır.

Efendimiz sav. “ Bir kimseye dünya hakkında zühd ve konuşma kabiliyeti verilmişse, ona yaklaşabilirsiniz. Zira o hikmeti telkin etmektedir.” İbni Mace

Çok farklı yorumlar yapılmıştır. Bazıları “ Zühd haramlarda farz, helallerde fazilettir.” Demişlerdir. Zühd ile ilgili bazı şeyhlerin söyledikleri şöyledir;

Harun Reşit ile Şakik-i Belhî Hazretleri sohbet ediyordu. Bir ara Hazret:

– Ey Halife! Farz et ki büyük bir çölde kaybolmuşsun. Susuzluktan ölmek üzeresin. O anda birisi gelip elindeki su dolu kırbayı sana satmak istese kaç para verirsin? diye sordu.

Halife gülerek:

– Ne kadar isterse veririm, dedi.

– Peki, o suya karşılık servetinin yarısını istese verir misin?

– Veririm.

Hazreti Şakik, “Doğru söyledin” dedi ve devam etti:

– Ey Halife! Diyelim ki servetinin yarısı ile o suyu alıp içtin ve bir müddet daha yaşama imkânı buldun. Fakat az sonra içtiğin suyu çıkarman gerekir. Ama buna muvaffak olamasan, bütün uğraşmalarına rağmen idrarını yapamasan ve adeta ölecek hale gelsen, o anda yine birisi karşına çıkıp: “Seni tedavi edebilirim, ancak servetinin öbür yarısını isterim” dese, ne dersin?

Halife hiç düşünmeden:

– Elbette razı olurum, dedi.

Bunun üzerine Şakik-i Belhî:

– Öyleyse Ey Emirü’l Mü’minin! Önce içtiğin, sonra da idrar yolu ile dışarı attığın bir yudum su kıymetinde bile olmayan servetine sakın güvenme! Hiç kimseye karşı mal, mülk ve servetinle övünme, buyurdu

Süfyan-ı Sevri: “ Zühdün kuru ekmek yeyip kalın aba giymek olmadığını bilakis onun dünyavi emel ve arzuları kısa tutmak olduğunu ifade etmiştir.” Bu görüşe Ahmed b. Hanbel ve İsa b. Yunus da katılmıştır.

Ebu Süleyman Darani: ” Zühd Allah’tan başka bütün meşguliyetleri terk etmektir.”

Ahmed b. Hanbel: “ Zühd üç yönü vardır: haramı terk etmek avamın zühdü; Helalden ihtiyaç fazlasını terk etmek hasların zühdü; kulu Allah’tan başka meşgul eden şeyleri terk etmek ise ariflerin zühdüdür.”

Fudayl b. İyaz : “ Allah cc bütün kötülükleri bir eve koydu, onun anahtarını dünya sevgisi yaptı. Bütün hayırları da bir eve koydu onun anahtarını da zühd yaptı.”

Abdulkadir Geylani ks:”Zühd Allaha adanmışların ilk basamağı ona tevekkül etmişlerin ilk kıdemidir. Allah’ın razı olduğu her halin ve her yüce mertebenin esasıdır. Kim temelini zühd üzere kurmaz ise yapacağı hiçbir iş düzgün olmaz.” (Nehrul kadiriyye)

Müslüman ismi size onun şartları ile amel etmedikçe hiçbir fayda vermez. Böyle bir kimsenin zahiri vardır ama batını yoktur. Amelleriniz size bir şey katmıyor. Zahirin mihrapta, batının ise riya ve münafıklıkta. Zahirin dindar, batının ise haramlarla dolu.

Müminin zühdü kalbindedir. Rabbine olan kurbiyeti sırrındadır. Dünya ve ahiret ise onun kapısında ve kasasındadır. Kalbide değil! Onun kalbi Mevlasından başka herşeyden boştur.

Ey dünyanın taliplileri! Onu istediğiniz müddetçe yorulacaksınız. O, kendisinden kaçanlara talip olur. O kendisinden kaçanları peşinden koşturmak ister koşturarak dener eğer kişi iltifat ederse onun yalancılığına hükmeder ve onu sıkıca tutar ve sonunda öldürür. Eğer iltifat etmezse, onun sadakatine hükmeder ve ona hizmet eder. Dünyadan, ona karşı zahid olmadıkça ve ondan kaçmadıkça istifade edilmez. O sizden ayrılmadan önce siz ondan kalplerinizle ayrılın. O size karşı zahid olmadan önce siz ona karşı zahid olun.  Dünyaya karşı zahid olduğunu söylüyor ve dinarla dirhemle işin oluyorsa, onlar için bindir türlü iş yapıyor zenginlerle ve devlet erkânına boyun büküyorsan sen zühdün yalancısın. (Cilaul Hatır çeşitli sohbetlerden alıntı)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir